NeSLi

Bekliyoruz
Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir.
Sayfa 21 - Tolgonay
Edebiyat
Reklam
Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya’nın şahidi olmaktı.
Sayfa 91
Edebiyat & Roman
Kendime Notlar
6/10
·48 syf.·
2024 22. kitabı
Türk edebiyatının ilk gerçekçi köy romanı. Yazar otuz bir yaşında, evlendikten kısa bir süre sonra kemik vereminden hayatını kaybetti. Eşini bir hastalığa kurban veren, babasından kalan tarlanın bir kısmını satan ve kızıyla birlikte toprağını sürerek geçinmeye çalışan Antalyalı köylü Karabibik Karabibik, bir yandan tarlasını başkalarına kaptırmamaya çalışırken bir yandan da kendisine gereken bir çift öküzün peşindedir.
KarabibikNabizade Nazım · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Nerdee
Pencereyi açtım. Ve de yüreğimi. Odaya güneş doldu, ruhuma aşk..
Sayfa 96
Kendime Notlar
8/10
·216 syf.·
2024 21. kitabı
Kendini tehlikeye atmaktan korkan kişiye ne yazık! çünkü o kişi belki de hiç düş kırıklığına uğramayacak ve peşinden koşacak bir düşü olanlar kadar acı çekmeyecek ama dönüp de arkaya baktığında (çünkü her zaman, sonunda dönüp arkamıza bakarız), yüreğinden şu sözcüklerin döküldüğünü duyacak: “Tanrının, yaşadığın her güne ektiği mucize tohumlarını ne yaptın? Yaradanın sana bağışladığı yetenekleri ne yaptın? Hepsini bir çukura gömdün, çünkü onları yitirmekten korkuyordun. İşte, şimdi elinde kalan: yaşamını yitirmiş olmanın kesinliği.” Yazarın Notundaki hikaye: Bir adayı ziyaret etmekte olan bir İspanyol misyoneri, üç Aztek rahibiyle karşılaşır. “Nasıl dua edersiniz?” diye sorar onlara. -Tek bir dua biçimi biliriz biz, diye cevaplar Azteklerden biri. Şöyle deriz: “Tanrım, sen üçsün, biz üçüz. Merhametini esirgeme bizden.” -Güzel bir dua, der misyoner. Ama Tanrının sizden tam olarak beklediği dua değil bu. Ben size çok daha iyi bir dua öğreteyim.” Din adamı onlara bir Katolik duası öğretir ve İsa’nın öğretisini yaymak üzere yoluna devam eder. Yıllar sonra, onu İspanya’ya geri götüren gemi aynı adaya bir daha uğrar. Üst güverteden bakarken, o üç rahibi kıyıda yine görür ve el sallar. Bunun üzerine üç adam, suyun üstünde yürüyerek ona doğru ilerlemeye başlar. “Peder! Peder! diye bağırır içlerinden biri, gemiye yaklaştığında. Tanrıyı hoşnut kılan o duayı bize yeniden öğret; biz onu bir türlü anımsayamadık. -Hiç önemi yok,” der, mucizeyi gören misyoner. Ve Tanrıdan, O’nun her dili bildiğini daha önce akıl edemediği için, af diler.
Piedra Irmağı'nın Kıyısında Oturdum AğladımPaulo Coelho · Can Yayınları · 199910,6bin okunma
Reklam