1977 yılında yayımlanan Şeker Henry'nin Akılalmaz
Öyküsünde bulunan öykülerden biri ‘Şans Yol Verince Nasıl Yazar Oldum?’ Bu otobiyografik öyküde Roald Dahl başından
gecenleri anlatıyormuş, öğrendiğimde çok şaşırdım. O hikayenin içinden:”Boş yere okumak yerine, ülke dışına gitmek, uzun yolculuklara çıkmak, uzak diyarlara görmek tutkusuyla yanıp tutuşuyordum ben. O günlerde yolcu taşıyan uçaklar yoktu. Afrika’ya ya da Uzak Doğu’ya gitmek haftalar alırdı. Onun için, Shell Petrol Şirketi’nin Doğu Elemanları bölümünde bir iş buldum kendime. bu bölümde çalışanlar, iki üç yıl İngiltere’de eğitildikten sonra yabancı ülkelere gönderiliyorlardı. Hangisine gönderileceğim diye sordum. Kimbilir dediler. Sıran geldiğinde nerede boş bir yer varsa, oraya. Mısır’a da olur, Çin’e de, Hindistan’a da. Dünyanın herhangi bir yerine gönderilebilirsin. Eğlenceli olacağa benziyordu bu. Oldu da. Üç yıl sonra ülke dışı görev sıram geldiğinde, Doğu Afrika’ya atandığımı söylediler bana.”
Roald Dahl'ın okurları artık onun şaşırtıcı öykülerine alıştılar. İşte bu olamaz demiyor artık okurlar, çünkü işin içinde Roald Dahl oldu mu, her şey olabiliyor. Şeker Henry'nin Akılalmaz Öyküsünde deniz kaplumbağalarına ata biner gibi binen çocuklar mı yok, gözü kapalıyken görebilen adamlar mı... Yazar, güçlü kalemini her konuda oynatarak sıradan olayları güçlü -kimi zaman da tüyler ürperten- fantezilere dönüştürmesini çok iyi biliyor. (Alıntı)