Bu kadar tutkuyla bağlı olduğu birine öldüresiye vurabiliyor.
İşte bunu çok iyi anlıyorum. însan en kolay, en sevdiklerine kıyar.
Öfke ile aşk hep kol kola gezer. Onu gerçekten öldürebilirmiş.
Dışarıdan bakanlar durumu hemen anlıyor ama bunu yaşayan anlayamıyor. Bunun için aptal olmak gerekmiyor. Duygular zaten hep aptaldır. Aklı yoktur duyguların.
Sadece Helin Aktan
Bricini Sokak Nöbetçisi Bartu Sarca
İkinci Sokak Nöbetçisi Mutlu Sarca
Üçüncü Sokak Nöbetçisi Işık Sarca
Dördüncü Sokak Nöbetçisi Lâl Sarca
Ve Beşinci Sokak Nöbetçisi Yankı Sarca
İlk kitap Helin'in ve Sokak Nöbetçileri'nin hayatının kesişmesi ile başlıyor. Onları dağıtmak üzere ekibi tarafından gönderilen Helin Sokak Nöbetçileri arasında kabul edilmese bile onlarla yaşamaya başladıkça oraya alışıyor. Bir yanında ihanet ve diğer yanında Sokak Nöbetçilerinin sevgisi ve birbirlerine olan bağlılığı var. Helin hem kendi korkularını, edeceği ihaneti, içindeki arzuyla savaşırken bir yandan da onlara karşı içten bir sevgi duymaya başlıyor. Bir yanda onu bu güne kadar getiren vefa borcu olan ekibi diğer yanda sevgiyi ve kardeşliği öğrendiği Sokak Nöbetçileri var.
Bir inci hikayesi bu kadar güzel anlatılabilirdi. Geçimlerini değerli inci arayarak sağlayan bir topluluk düşünün. Kino; Salinas’ta, deniz kıyısında, saz evlerde yaşayan yoksul denizcilerden biridir. Evleneli çok olmamıştır. İlk çocukları maalesef tedavi edemedikleri bir hastalıktan dolayı ölür. Artık umutları ikinci çocukları olmuştur. Bir sabah bebeği bir akrep sokar. Kino hızla davranır ve akrebi öldürür. O ve eşi bebeği alır ve şehirdeki doktora götürürler. Doktor zengin ve acımasız bir insandır ve paraları olmadığını bildiği için çifti başından savar. Kino o gece kayıkla iyi bir inci aramak için denize açılır ve büyük ve değerli bir inci bulur. Tüm her şey bundan sonra başlar. Sonuna kadar soluksuz okunacak bir hikaye. Özellikle sonu tahmin edilemez ve insanı derinden sarsıyor.