Meğer şiiriyle ona Tebriz valiliğini söz vermiş, şimdi sözünde durmak istiyormuş. Sözünde durmak, sözü hiç unutmamak erdemli insanların tavrıydı ve unutulmayan söz, elbette sahibini devamlı hatırda tutar, ona karşı sevgiyi çoğaltırdı. Emir Nakî, Sultan'a kendini sevdirmişti anlaşılan!...
O sırada sevginin ne olduğunu yeniden sordum kendime ve güzelliğin gözünün kendini görmeye kapalı olduğunu anladım. Sevilen, bir nesnenin aynasına sahip olmadığı zaman kendi güzelliğinin mükemmelliğini göremiyor ve bundan rahatsız oluyordu. Taçlı gibi bir güzellik için her daim bir seven gerekirdi. Güzellik eğer seveni yoksa beyhude telaş demekti. Güzellik bir yemek ise sevgi onun yeterli miktardaki tuzu sayılıyordu.
Kitabın büyük bir kısmını geçen yıl wattpad de okumuştum, sonunu merak etmeyip okumaya devam etmemiştim. Şimdi bu kitaba yeniden başlayıp pek de zamanım olmamasına rağmen okudum. Ve şunu söyleyebilirim ki 600 sayfalık bir kitap olmasına rağmen normal bildiğimiz 300 sayfalık kitaplardan biri gibi geldi. Yazarımız çok genç. Yer yer yazım hataları, anlatım bozukluklarına denk geldiğim oldu ama önemsemedim. Kitabın dilini oldukça akıcı buldum bi oturuşta 200 sayfa okuduğumu farkedince kendime şaşırdım. :)
Ah, tabii bir de Ediz Çağıran... Bazen çok gıcık olsamda aşık olunmayacak bir karakter değildi benim için. Aslında Ediz'e Doğa'nın gözünden bakıyorduk belki de bu yüzden bu kadar kusursuz gözüküyordu..
Kitabın ikinci serisinin çıkacağını duydum açıkcası merak etmiyor değilim. :)
Kitap için minik bir olumsuz düşüncem; betimlemeleri biraz fazla uzun tutulmuş olması oldu. Onun dışında kitabı sevdim, sanki film izliyormuşum gibi akıcıydı. Hiç sıkmadı. :)
Yabancı - ŞahmeranÖznur Yıldırım · Pegasus Yayınları · 20167,9bin okunma