Biz kitaplar gibiyiz. Çoğu insan sadece kapağımızı görüyor, azınlık sadece girişimizi okuyor, çoğu insan eleştirilere inanıyor. Çok az kişi içeriğimizi bilecek.
Emile Zola
Anayasal sistem uyum, bir gelenekselleşme, toplum üyelerinin belirli asgari müşterekler çevresinde anlaşması demektir..
Toplumsal mukavelelerdeki değişiklik zamanın ihtiyaçlarına, hasbice yani hayırhah bir yaklaşımla cevap verilmeli ve hadisesiz değişimlerle sağlanmalıdır. Bu iyi niyet ve uzlaşma eğilimi olmazsa buhran kaçınılmazdır.
1922 Türkiye'sindeki özgün olay, 1300 yıllık İslam tarihinde ilk defa olarak ümmet adına bir organın yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin halifeyi seçmesidir. Bu halife aslında veliaht-ı saltanat olan Abdülmecid Efendi'nin saltanat hakkından vazgeçerek yalnızca halife olmayı kabul etmesi ve unvan olarak "sultan veya han" değil, şehzadeler gibi "efendi" olarak anılmasıdır.
Şurası bir gerçek, temsilcilik alışkanlığı ve süresi bakımından bu adamlar, her yasama döneminde üyelerin üçte ikisinin değiştiği bugünkü meclislerimizden çok daha tecrübeliydi.