Tanzimat'tan beri süregelen batılılaşma eğilimi ve akımı Atatürk'ün kişiliğinde gerçek uygulayıcısını bulur, Atatürk Türkiye'yi batılılaştırmak isteyen adamdır, istediğini yapmıştır da:
Batı'dan bir sürü yasa aktarmış, yaşama biçimimizin batılı olacağını öne sürmüş, tek kelimeyle Tanzimat batıcılarının özenip de yapamadığını o yapmıştır. Bu bakımdan eğer batılı olmak, batıya benzemek Türkiye'nin çıkarlarına ters gelen bir şeyse, bizi ulusal bilincimizden kopararak emperyalistlerin etkisi altına sokuyorsa, Atatürk yanılmıştır ve eleştirilmelidir: Hem Atatürkçü hem de ulusal bileşimden yana olunamaz.
"Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?"
Ahmet Hamdi Tanpınar
Âlem-i insaniyette, zaman-ı Âdem'den şimdiye kadar iki cereyan-ı azîm, iki silsile-i efkâr; her tarafta ve her tabaka-i insaniyede dal budak salmış, iki şecere-i azîme hükmünde... Biri, silsile-i nübüvvet ve diyanet; diğeri, silsile-i felsefe ve hikmet, gelmiş gidiyor. Her ne vakit o iki silsile imtizac ve ittihad etmiş ise, yani silsile-i felsefe, silsile-i diyanete dehalet edip itaat ederek hizmet etmişse; âlem-i insaniyet parlak bir surette bir saadet, bir hayat-ı içtimaiye geçirmiştir. Ne vakit ayrı gitmişler ise, bütün hayır ve nur, silsile-i nübüvvet ve diyanet etrafına toplanmış ve şerler ve dalaletler, felsefe silsilesinin etrafına cem'olmuştur.
Yok yok, genç sanatçı Batılı olmanın Türk olmamak demeye gelmediğini anlamalıdır. Uygarlığımızı değiştirmek ne laf? Toplumsal ve nesnel bir gerçek istekle değişir miymiş?
Türk'üz, Türk kalacağız. Uygarlığımızı çağdaş ölçülerle yeniden değerlendirmesini bileceğiz. Batılılık bu. Yoksa yarım yırtık bir yabancı dil belleyip bir yabancı uygarlığın kuyruğu na eklenmek değil. Baksanıza canım, İngiliz de, Alman da, Fran sız da Batılı, biri ötekine benziyor mu?