Tümör yüzünden bebek için girmem gereken bunalıma bile
giremedim. Sessizce gitti bebek. Anne- baba seçimini çok kötü
yapmıştı, gitmek zorundaydı. Şimdi sıra öbüründe.
Ertesi gün pılımı pırtımı toplayıp yurttan tüydüm. Ev yokmuş, bana ne! Sokakta kalırım, o yarı kapalı cezaevine veya yarı resmi kerhaneye dönmem dedim, sokaklarına döndüm.
Türbanlı kızlar iyice kudurdu: Kedilerin kafasını kesip bizim montların cebine koyuyorlar. Yanına da "başınızı kapatmazsanız
sizin kafalarınızı da keseceğiz" şeklinde not bırakıyorlar.
Ev bulmalıyım, bu yurttan kurtulmalıyım. Artık çay fincanımın içindekinin rakı olduğunu çaktılar, yarın öbür gün de beni
ispiyonlarlar. Ama bu aptal karıların sevgili muhabbetlerine de
ayık kafayla hiç katlanamam ki! Hele bir tanesi var; gündüz sevgilisiyle konuştuklarını teybe kaydedip akşam bize dinletiyor.