Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nedeni bir tane. Her şeyin, içinde her gün büyüyen sonsuzluğun nedeni bir tane. O da yaşadığı hayata uzaktan bakabilme yeteneği. Kişinin öncelikle kendine uzaktan bakmasıyla başlayan daha sonra bütün hayatına, dostlarına yayarak keskinleştirdiği uzaktan seyredebilme yeteneği. Zaman içinde normal bir insanın yapması gerekenlere, bunları yaparken itaat etmesi gereken toplumsal, ahlakî ve yasal kurallara uzaktan bakabilme yeteneği. Ve Kayra içinde keşfettiği bu yetenekle kendini, sihirbazın numaralarının gerçek yüzlerini bilen ve eğlenemeyen bir çocuk gibi hissediyor.
Bir adam var. Ve zihnini, düşünceler sistemini kapatmak, iptal etmek, yok etmek istiyor. Böyle bir şey yapmasının nedeni, bütün bunlar açıkken kendini hiçbir zaman iyi hissetmemiş olması. Bu kadar basit mi? Evet! Sadece iyi hissetmek için mi bunları yaptı bugüne kadar? Evet! Her şeyi denedi mi hayatta, böylesi önemli bir kararı vermeden önce? Hayır! Peki aceleyle verilmiş yanlış bir karar olmadığına emin mi? Evet! Ama daha sadece yirmi dokuz yaşında. Geç bile kalmış! Dünyayı reddinin nedenini belirleyebilmiş mi kafasında, yoksa o da kuşağının çocukları gibi sıkıntıdan mı girmiş bu işe? Nedenini biliyor. Sadece çağının çocuklarına değil, kimseye benzemiyor.
“Hayal görmedim. Rüya değildi olanlar. Sakin olmalıyım. Bütün yanıtlar bende. Sorabileceğim bütün soruların karşılığı ciğerlerimde. Sakin olmalıyım. Şimdi durumun analizini yapalım. Elimizde bir adam var...” Bir muhasebeci gibi hesap yaptığım için utanıyordum kendimden. Utanacak başka kimsem yoktu...
Kendimi nasıl böylesi bir ölüme inandırabilmiştim?.. Bütün dünya yapışıyordu artık vücuduma. Her şey. Çocukluğum, eski arkadaşlarım, ailem, altı milyar insan. Bırakmak istemiyorlardı beni. Gitmemi, yok olmamı, zihnimi öldürmemi engellemeye çalışıyorlardı. Bense dönüyordum yatakta. Gözlerimi açmaktan korkuyordum. Bu panik, beynimden bir emrin gelmemesi, zihinsel ölümün varlığı hakkındaki şüphem, içimdeki bütün acı belki de, köklerimi saldığım dünyadan kopmamın bedeliydi. Belki de iki kutu ilaç içip kendisini kurtarmaları için polisi arayan birinin korkusuydu vücudumu kaplayan...