Mertozof

“Ölene kadar burada kalacağız. Açlıktan ve susuzluktan ölene kadar! Burası filmin bitmesi için en uygun dekor.”
Roman Edebiyat Yeraltı Edebiyatı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ölüyorum bu adamın edebiyatına
Lokomotif gibi atan kalbim ağzımdan düşecek gibiydi. Kafamı sağa çevirip yere tükürdüğümde sanki ciğerlerimi de tükürdüm. Koşuyordum bütün vücudumla. Elimdeki çantalar bacaklarıma, gövdeme, birbirlerine çarpıyordu. Kafamı geriye atmış, gözlerimi kısmıştım. Yamaç gözümün önünde bir aşağı, bir yukarı gidiyordu. Titriyordu bütün tepe. Bütün dünya! Bir türlü yaklaşamıyordum. Bağırmaya başladım. “AAAAH!” Koşuyordum. Bütün dünyayı yakalamak için. Her şeyi! Herkesi!.. V e bu çabaya dayanamayan bedenim kendini toprağa bıraktı. Biraz yuvarlandıktan sonra yerde sırtüstü yattım. Çantaları hâlâ bırakmamıştım. Düşerken alnımı vurmuş olmalıyım. Islak ve sıcak bir sıvı sızdı saçlarımın arasından şakağıma doğru. Gökyüzü artık maviydi. Güneş tahtına geçip tacını devralmıştı... Hiçbir şeye yetişememiştim. Hiç kimseyi yakalayamamıştım. Hayat yine kayıp gitmişti... Parçalanmış ceketimin iç cebinden bir sigara çektim. V e bir ölü gibi vücudumu hiç oynatmadan durdum. Gözlerimi kapattım. Ağzımda sigara. Bir mucize istedim. Bir tane. Ya şimdi ya hiç!.. V e gözlerimi tekrar açarken içime çektiğim nefeste nikotin de vardı. Kinyas eğilip ağzımdaki sigarayı ateşlemişti. Mucize gerçekleşmişti... Derin bir nefes çektim. Kinyas da kendini yanıma bıraktı.
Roman Edebiyat Yeraltı Edebiyatı
Dönüp arkama baktığımda arabayı hâlâ görebiliyordum. Bundan nefret ettim. Çok yürüdüğümü sanıp, dönüp arkaya baktığımda başlama noktasından hiç de o kadar uzaklaşmadığımı görmek dünyanın en iğrenç duygularından biriydi. O kadar sinirlendim ki elimdeki çantalara aldırmadan koşmaya başladım. Yamaca doğru. Ben koştukça uzaklaşıyordu tepe. Ben koştukça, kovaladıkça kaçıyordu her şey. Çıplak elle balık avlamaya benziyordu yaptığım. Ağzımdan soluyordum. Terliydim. Koşuyordum. İçimdeki bütün nefretle. Bugüne kadar yakalayamadığım her şey için koşuyordum. Ellerimin arasından kayıp gitmiş her şeyin peşinden!
Roman Edebiyat Yeraltı Edebiyatı
Bedenim olmadan, sadece ve sadece var olduğumu bana hatırlatacak olan zihnimin uçmasını istiyorum. Buna ruh diyenler de var. İlgilenmiyorum isimlerle. Sadece hiçliğin içinde bedensiz bir zihin olmak istiyorum. Sadece bir düşünce olarak var olmak! Tek aklıma gelen bu, yaşama acımdan kurtulmak için. Sonsuz hiçlikte yüzen bir düşünce. O kadar! Ölmek mi gerek bunun için? Belki evet. Belki hayır. Ölünce tamamen yok olma ihtimali de var. Düşüncenin de, zihnin de gömülüp çürüme ihtimali. Onun için ben hâlâ nefes alıp verebiliyorken gerçekleştireceğim zihnimi yok etmeyi. Bedenim yokmuş ve üzerinde durduğum dünya sonsuz bir hiçlikmiş gibi var olacağım... Sadece bir zihin. Çevresinde de yiyen, yediklerini boşaltan, uyuyan bir et!
Ellerimden, ayaklarımdan korkuyorum. Kalabalıklardan korkuyorum. Tek isteğim bütün düşündüklerimi içinde barındıran beynimi bedenimden yırtıp uzay boşluğuna fırlatmak.
Roman Edebiyat Yeraltı Edebiyatı