Herkes Ali Kemal'in ölümüne çok üzüldüğüm için ne yaptığımı bilemediğimi sanmıştı. Oysa biliyordum; fırsatım ve param
varken gayet mesut gidiyordum ama meraklı bakkal kapıyı kırdırıp, ambülans çağırıp bir kez daha son anda geri dönmemi sağlamıştı
" Sevgili tavşancığım
Sana bir şeyler yazmak yerine milyonlarca şey söylemek isterdim ama artık imkansız galiba. Sanırım seni çok şaşırttım. Senin intihar planlarınla her dalga geçişimde kendi ölümüme kendimi alıştırıyor, korkaklığımı yenmeye çalışıyordum.
Bir de öyle bir hayalim vardı ki gerçekleşmesi demek, yeniden doğmuş olmam demekti. Fakat gerçekleşmesi bir değil üç imkansızı gerektiriyordu. Yine de umut yakamı bırakmıyordu.
Sen, ben ve oğlum! Ne kadar įmkansız bir hayalim varmış değil mi? Hep bir mucize olacak, sen beni farkedeceksin, seveceksin ve benim sevmeme izin vereceksin diye bekler dururdum. Geçmişini, özellikle de Hakan'ı unutup, zekanın ve güzelliğinin farkına varmanı, iyileşmeni istedim. Toparlanabilseydin, kendini öldürmekten vazgeçseydin, beni de yaşamla barıştırabilirdin. Ama ölmekte o kadar kararlıydın ve ben senin ölüm haberini kaldıramayacak kadar zayıftım ki, senden hızlı hareket etmek zorundaydım.
Sen dünyanını en inatçı insanısın, kendini cezalandırmayı kafana koymuşsun, sevmemeye yemin etmişsin. Sevgisiz yaşayamayacağın için de yavaş yavaş öleceksin. Senin gözümün önünde eriyişini daha fazla seyredemez, muhteşem zekanı yokedişine dayanamazdım.
Ulaşılmaz tanrıçamın sinyal çekerek eroin parası toplayışını hazmedemedim. Ardımdan çok fazla üzülmemişsindir. Son zamanlarda dertleşmek için bile uğramaz olmuştun. Yokluğuma kolay alışırsın sanırım. Eşyalarımı satıp "H"e çevirmeye başlamışsındır. Ne yaparsan yap, senden sadece kitabını bitirmeni istiyorum. Ne yap et, o kitap bitene kadar ölme! Birilerinin işine yarayacak, seni anlatacak, birilerini utandıracak o kitap. O kitapla, yaşarken verdiğin mücadelenin meyvesini ölümünden sonra alacaksın. En azından şu lanet toplumun bir hatunun hiç kimsenin orospuluğunu yapmadan, canının istediği her şeyi