Yaşama istediği bile yoktu içinde, bir zamanlar diriminin bulunduğunu yerde, gönül bulantısı gibi yatan, bütün varlığını kaplayan umut kırıklığından başka bir şey yoktu, bomboştu içi.
Yaralı ayaklarına basa basa, ne bu dünyanın ne de ötekinin insanı olarak yoluna devam etti. Ne buradaydı ne de ötedeydi, gözü görmüyordu ama daha kör olmamıştı; şehirle şehrin kenar mahallelerinden bir düş içindeymişcesine uzaklaşarak yürüyordu.