Marla

Marla
@Merv__E
-İnanç da sevgi de aklın yolunu izlemez. - İyi değildir; kötü değildir, ama benim beğenimdir, ne utanırım, ne de sıkılırım artık ondan.
ATI, ARABANIN ÖNÜNE KOŞMAK
Puan vermedi·598 syf.··
2023 47. kitabı
İlk olarak İngilizce yazılmış olsa da, Türkçedeki en ünlü eserlerden olan bu kitabın asıl önemi, bana göre, birtakım tarihî olaylar hakkında (II. Mahmut dönemi, Tanzimat dönemi, Namık Kemal, vb.) verdiği bilgilerdir. Yoksa, teorik çerçevesi cılız ve de yanlıştır. En azından günümüzden bakınca… Eserinin ilk halini 1964 yılında yazan (The Development of Secularism in Turkey) Niyazi Berkes, Türkçeye “çağdaşlaşma” olarak tercüme ettiği sekülerizm kavramını yalnızca din ve devlet işlerinin ayrılması olarak değil, hayatın her alanında geleneklerden kurtulmak olarak tanımlar. Ona göre çağdaşlaşma meselesi bakımından bu ikinci anlam (gelenekleri yıkmak) birincisinden daha önemlidir. Ayrıca yazar için Osmanlı devletinde atılan demokratik ve anayasacı adımlar (Sened-i İttifak, Meşrutiyetler, vb.) ulusal bir cumhuriyete ulaşmaya “yazgılıydılar”. Öncelikle çağdaşlaşmanın, gelenekleri büyük oranda ve anlaşılır bir biçimde ortadan kaldıran bir süreç olduğunu kabul ediyorum. Fakat gelenekleri ortadan kaldırmanın çağdaşlaşmayı getirdiğini kabul etmiyorum. Ayrıca çağdaşlaşmanın “ciddi” öncülerinden hiçbirinin sırf gelenekleri ortadan kaldırmak için harekete geçtiklerini de sanmıyorum. Oysa Berkes böyle düşündüğünü belirtiyor. Berkes’in yaptığı “Atı, arabanın önüne koşmaya”, sonuçların birinden yola çıkarak nedene ulaşmaya, yaşadığı dönemin baskın anlayışını yansıtan bir ayna olmaya benziyor. Kabul edelim ya da etmeyelim, Türkiye’nin çağdaşlaşma yolunda aldığı mesafede, gelenekleri ve dini baştacı eder görünen hükümetlerin de payı büyüktür. Bununla birlikte tarihin bir amacı olduğunu da söyleyemeyiz. Osmanlı’daki modernleşme çabalarının Cumhuriyet ile sonuçlanacağının hiçbir garantisi yoktu. Bu sonucu doğuran, belki de daha çok, uluslararası şartlardı. Çağdaşlaşmanın (Batılılaşma
Türkiye'de ÇağdaşlaşmaNiyazi Berkes · Yapı Kredi Yayınları · 2019637 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kullanım ömrünü kısaltmak ve sürümü artırmak için her ürünümüzün ırzına geçilmiş halde. Nasıl ki insanlığın ilk çağları üretim tipine bağlı olarak taş devri, bronz çağı diye adlandırılmışsa bizim dönemimiz de sahtecilik çağı diye adlandırılabilir pekâlâ.
Sayfa 36 - Aşırı Üretimin Sonuçları·Kitabı okudu
Felsefe
Makine kusursuzlaştıkça ve el emeğine sürekli artan bir hız ve kesinlikle üstünlük sağladıkça işçi de kendi dinlenme süresini o ölçüde uzatacağı yerde makineyle rekabete girişmek istercesine misliyle çabalıyor: Ah, saçma ve ölümcül bir yarış bu!
Sayfa 29 - Aşırı Üretimin Sonuçları·Kitabı okudu
Felsefe
Mesut olmak için devrim yapamazsınız, yaşamak için devrim yaparsınız.
Sayfa 205 - Kronik, 2. Baskı, Şubat 2022, İstanbul·Kitabı okudu
Âlimin uykusu, cahilin ibadetinden yeğdir...
Puan vermedi·565 syf.··
2022 28. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2022 17:08
Böyle bir şaheserle karşılaşacağımı bilmiyordum; Karamazov Kardeşler, Savaş ve Barış, Vadideki Zambak, Dönüşüm ve benzerleri gibi "Yangın Esnasında İlk Önce Kurtarılacaklar Kulübü" üyelerinden olduğunu. Bir romanı bitirdikten sonra, onun yazıldığı anadili öğrenmek için yanıp tutuşuyorsam, o eser hakkında başka ne söylenebilir? Bir akarsu düşünün: Yüzeyinde, büyük bir âlimin gündelik hayat karşısındaki beceriksizliği; derinlerinde, acı bir toplum ve insanlık hicviyesi akıyor. Dolu dolu, gürül gürül. Suyun birikip baraj olduğu yerde ise, işte Elias Canetti'nin "Körleşme" romanı... Bilim-insanlarının halk kitlesinden kopuk olmasını sorun etmeyen, hatta bunu destekleyen ben, tanıtım yazılarında yazdığı üzere kitabın, aymaz bir aydının aymazlığından dolayı başına gelenleri anlattığını düşünmüyorum. Bilâkis, kitleye karışmak zorunda kalan bir aydına acımalıyız, demeye çalışan bir eseri okuduğumdan neredeyse eminim. Nitekim o kitle ki, belki dolandırıcıların taktiklerinden bihaber, ama daha nesiller sürecek bilim araştırmalarına çağ atlatan bir âlimin hayatını kolaylıkla cehenneme çevirebilirler. Bunu, onu kitaplarından ve araştırmalarından zorla kopararak yaparlar; kendi küçük, maddî çıkarlarına, eyyamcılıklarına, etkisi ömürleri ile sınırlı kalan hayatlarına ucundan kıyısından olsun bulaştırarak, yalnızlığa ve kitaplara düşkünlüğünü bir tür delilik alâmeti sayarak, evlendirerek, gönüllü bir "Körleşme"ye mahkûm ederek... Kitleyi küçümsemek, âlimler istisna, kimsenin haddi değil diğer taraftan. Romandaki yan-hikâyelerde gülerek, hüzünlenerek (Cüce), belki de ağlayarak göreceğimiz üzere, ne cevherler saklı aslında o kitlenin viranelerinde. Nihayet hepimiz büyük oranda tesadüflerin oyuncağıyız. Ama yadırgamak hakkımız hiç de yok değildir atasözlerimizin iddia ettiğinin
Edebiyat
KörleşmeElias Canetti · Sel Yayıncılık · 20214,495 okunma