Hâsılum yoh ser-i kûyuñda belâdan gayrı
Garazum yoh reh-i ışkuñda fenâdan gayrı
Ney-i bezm-i gamem, ey âh, ne bulsañ yile vir
Oda yanmış kuru cismümde hevâdan gayrı
Perde çek çihreme hicrân günü ey kanlu sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâhlikâdan gayrı
Yetti bîkeslüğüm ol gâyete kim çevremde
Kimse yoh çizgine girdâb-ı belâdan gayrı
Ne yanar kimse maña âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapum bâd-ı sabadan gayrı
Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl
Koymadı hîç imâret bu binâdan gayrı
Bezm-i ışk içre Fuzûlî nice âh eylemeyem
Ne temettü' bulunur neyde sedâdan gayrı?
Fuzuli
Kendi öz yurdumda ben miyim garip?
Beni bir köşeye atan utansın
Eğilmiyor diye, kurdu hor görüp,
İti el üstünde tutan utansın! ..
Oğlumuz sokağa itiliyorken,
Ve kanına zehir katılıyorken
Yolda kızlarımız satılıyorken
Yatağında rahat yatan utansın! ..
Ne canım mühimdi,ne de rahatım
Ne kanım kıymetli,ne de hayatım
Ne bedelim vardı,ne de fiyatım
Beni üç kuruşa satan utansın! ..
Ben asiydim, ıslah edemezlerdi
Kurtların üstüne gidemezlerdi
Böyle koyun gibi güdemezlerdi
Beni bu sürüye katan utansın! ..
Namusumuza el uzatan varsa,
Böyle durur muyduk,dünyalar dursa
Şu bayrak yerlerde çiğneniyorsa
Ayağa kalkmayan vatan utansın
“Bu devri yıkmayan vatan utansın! ..”
Ali Kınık