Seray Şahiner’i pek severim, kalemini de pek başarılı bulurum. Bu ay yerli edebiyat okumamda Şahiner’in Kul’unu okudum ve kendisini neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha hatırladım. Apartman temizlikçisi Mercan’ın kocası evi terk ettikten sonra bir başına kalışının ve kocasını eve geri döndürmek için türbe türbe gezmesinin hikayesini anlatıyor olsa da bize, aslında bu kitap Mercan gibi görmezden gelin, kendi başına bir birey olmayı hiç bilmemiş kendisine sunulan dünyalarla yetinmeyi öğrenmiş kadınların hikayesini anlatıyor aslında. Seray Şahiner’in kadın hikayeleri her zaman vurucudur, Kul da öyle. Özellikle Mercan’ın kendine vakit ayırmaya çalışıp becerememeleri bana pek dokundu. Mercan gibi ‘Bir nefestir en nihayetinde,” diye olmayacak insanlara kıymet veren kadınların hikayesi bu. Çarpıcıydı yine.