📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aristophanes’in günümüze ulaşan son komedyası olan Ploutos savaş sonrası halkın oldukça fakirleştiği, zenginlerin dahi ciddi paralar kaybettiği bir dönemde yazılmıştır. Fakirlerdeki zenginlik arzusu ve zor durumda olmaları oyunun kaynaklarından biridir. Fakir bir ırgat olan Khremylos’un oğlu için Delphoi’deki bir kâhine başvurması ve kahinin çıkışta karşısına çıkan ilk insanı takip etmesini söylemesi üzerine karşısına çıkan gözleri kör Servet tanrısı Ploutos’u takip ederek onun gözlerini açıp varlıklı bir insana dönüşmelerinin hikayesini anlatan bu oyunu pek sevdim. Sadece köle Karion’un ağzı bozukluğu beni biraz rahatsız etti. Bunun dışında kesinlikle sahnede izlemek istediğim bir komedya oldu.
Halkbilimci Alvin Schwart’ın eskiden gelen korku öykülerini ve şehir efsanelerini topladığı korku antolojisi serisinin üçüncü kitabı. İçerisindeki öyküler günümüze uyarlanmış ve modernleştirilmiş. Bazıları tanıdık, bazılarını ise ilk kez duydum. Bazıları tedirgin ediciydi, bazıları ise oldukça sıradandı. Ben en çok Nasıl da Lezzetli, Böyle Şeyler Olur, Lovecraft’ın Cadı Evinde Düşler öyküsüne benzettiğim Rüya ve gerçek bir olayın anlatıldığı Bela öykülerini sevdim. İlk iki derlemeyi de okuyacağım.
M.Ö. 405’te Lenaia şenliklerinde birincilik alan bu komedya, ölmüş olan Euripides’i ölüler diyarından geri getirmek isteyen Şarap Tanrısı Dionisos’un daha önce ölüler diyarına giden Herakles’ten yardım alarak, onun kılığında ölüler diyarına gitmesi ve Euripides ile Aiskülos arasında hakemlik yaparak en iyiyi seçmesini anlatıyor. Hakemlik kısımları çok iyiydi, dizeleri tartma kısmına bayıldım. Bu komedya Aristophanes’in Euripides’i eleştirisi olarak okunabilir. Anlaşılan Euripides’i ukala, ciddiyetsiz ve gereksiz şekilde geveze bulmakta ve bunu da oyununa yansıtmış. Oyunun adı Kurbağalar olsa da kısacık bir sahne dışında kurbağalarla ilgili bir bölüm yok. Ben olsam oyuna ölüler diyarı ile ilgili bir isim koyardım sanırım. Bu arada ölüler diyarının dış dünya gibi resmedilmesi de ilginç geldi.