Marx’ın, “Din halkın afyonudur” ifadesi, Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisi adlı çalışmasında geçiyor. Şöyle ki: “Din, ruhsuz koşulların ruhu olduğu gibi kalpsiz bir dünyanın da ruhudur, müşküldeki yaratığın iç çekişidir. Din halkın afyonudur.”
“Tanrı’ya neden olan nedir?”
Nedeni olmayan bir şey varsa, o zaman “her şeyin bir nedeni vardır” ifadesi doğru olamazdı. Bir şeyin, başka bir şeyin ona neden olmaksızın tek başına var olabileceğine inanmak yerine, Tanrı’nın bile bir nedeni olduğunu düşünmek Russell’a daha mantıklı geliyordu.
Niye biri var olmadığı tüm zamanı önemsesin ki? Fakat bu doğruysa, o zaman ölümden sonra var olmayacağımız tüm o sonsuz zamanı neden bu kadar çok düşünüyoruz ki?