Aşinalık küçük görmeyi doğurur ve hayatta kalma görevinin aciliyeti kronik can sıkıntısından anlık acıya kadar uzanan bir yelpazedir. Dış dünya, hayatımızın her sabahı uyandığımız, istesek de istemesek de hayatımızı kurtarmaya çalıştığımız yerdir. İç dünyada ne çalışma ne tekdüzelik vardır. Oraya sadece rüyalarda ve derin düşüncelerde gideriz ve orası öyle tuhaftır ki birbirini takip eden iki olayda asla aynı dünyayı bulamayız. O zaman, tanrısal olanı arayan insanların genellikle içeriye bakmayı tercih etmelerinin şaşılacak bir yanı yoktur!