İnsan olmak dört zindan ve belirleyicilerinden kurtulmakla mümkündür; tabiat,tarih, toplum ve en önemlisi kendin. İnsan kendinin zindanından kurtulabildigi sürece özgürdür.
“Madde âleminin dört temeli nefislerimizin dört
derecesidir. Bütün kötülüklerin kaynağı nefs-i
emmaremiz ateşe, yaptığımız kötülüklerden
sonra kendimizi kınayan nefs-i levvame havaya,
iyi ile kötüyü ayırmamızı sağlayan nefs-i
mülhimme suya ve bizi kötülüklerden arındıran
nefs-i mutmainnemiz toprağa benzer. Nefsin
hangi surette sana hükmetmeye kalkarsa, o
suretin eşiti olan unsuru bedenine tatbik et.
Nefsin günah olanı işleme arzusundaysa elini
ateşe değdir; dayanabiliyorsan o günahı da işle.
Kendini kınamak istersen havaya ve rüzgâra
karşı oturup düşün. Kötülükten iyiliğe geçmek
için suyla arın ve abdest al. Bütün kötülüklerden
arındığın vakit bedenin toprak olmaya hazırdır.
Çünkü ancak varlığımızı toprak ettiğimiz vakit
manamızın hakikatine erebiliriz.”
“Tortulu sular arı duru olur sevgiyle; bulanıklar
berraklaşır. Ve şifa bulur sevgiden tüm dertler.
Ölüleri diriltir sevgi; sultanları kul eder...
‘Bilmek’tir sevgi... Noksan bilgi ise ayrımı ve
ayrımı olmayan bir hezeyandır; şimşeği güneş
sanır!.. Şimşekçe şimşek, kendi ışığının
geçiciliğine gönül bağlayana güler geçer
oysa!..”