" Hep sorulur ; insanın insana olan sevdası mı sahih olan duyguydu yoksa insanın halis muhlis "aşk" hissiyatına olan aman vermez iştiyakı mı ?
Hangisiydi aşk ?
Eğer insan, sevdalandığı kişiyi bu kadar seviyorsa neden en büyük zararı da ona veriyordu ? "
"Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum !" dedi. "Bu eksik sana değil , bana ait... Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyor muşum... Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar ... Ama şimdi inanıyorum ... Sen beni inandırdın ... Seni seviyorum... Deli gibi değil , gayet aklı başında olarak seviyorum..."
Maria gözlerini sabit bir noktaya dikip uzun uzun daldıktan sonra :
"Benim beklediğim aşk başka !" dedi. "O , bütün mantıkların dışında , tarifi imkânsız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey . Sevmek ve hoşlanmak başka , istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka ... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek !"