Merve

10/10
·130 syf.··
2025 2. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 00:34
Özlem PekerÖzlem Peker Değerli meslektaşım, arkadaşım Özlem hocamın kitabıyla tanışın. Kitabı okuduktan sonra bir kez daha gurur duydum onunla. Öncelikle onu ve kısaca hikâyesini kendi kaleminden okuyalım. Özlem hocam şöyle anlatıyor kendini: "Bu satırları kaleme almaya karar verip ilk cümle yazıya döküldüğünde ben kimdim? Kısaca, kalemim döndüğünce bahsedeyim: İsmim Özlem. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunuyum. Aynı zamanda ataması yapılmamış bir öğretmenim. Devam eden bir tedavi sürecinin içerisindeyim. "Devam eden tedavi süreci" demek bile o kadar önemli ki. Bu cümle bir yola çıkılmış olduğunun göstergesi. Kanser teşhisi aldığımda bir okulda ücretli öğretmenlik yapıyordum. Her şey yolunda giderken bir hafta içinde hayatımın değişeceğini ben de dahil olmak üzere kimse tahmin edemezdi. Doktorlar bana kendini kansere hazırla dediğinde aklıma gelen ilk şey ölmek için çok genç olduğumdu. Hayata karşı ruhum kırılmıştı. Bir süre bu durumu kabullenemedim. Ne yașadığımı idrak edemiyordum. Vücudumda bana, hayatıma eşlik eden bir tümörüm vardı bunu zor da olsa kabullenmiştim. İșin en zor kısımlarından birisi de kabullenme evresi bana göre. Asla kendine yakıştıramadığın olmaz dediğin anda seninle birlikte olduğunu kabullenince hayatın rengi daha bir farklı geliyor. Kimine siyah, kimine beyaz, belki gri ya da rengârenk. Her kadın gibi saçlarımı seviyordum. Beni en çok üzen șey kanser olmak değil saçlarımı kaybetmekti. Sağlıklı düşünmeye bașlayınca saçların o kadar da önemli olmadığını fark ettim. Elbette bu hastalığı yenecektim ve her insan gibi ben de dünyaya çok yakışıyordum. Sağlığımı kaybetmiştim evet ama gülüşümden bir șey kaybetmediğime emindim. Şimdi dönüp arkama baktığımda zor da olsa kendisiyle, mücadelesiyle gurur duyan bir Özlem görüyorum. Ben bu süreçte
1000Kitap
Kendine ÖzlemÖzlem Peker · Ritim Sanat Yayınları · 20256 okunma
Reklam
10/10
·72 syf.··
2024 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 22:32
Yazarı tarafından imzalı kitaplarımdan. 4 Kasım 2023'te 40. İstanbul kitap fuarına gitmiş ve bu kitabı da orada almıştım. Şükrü Erbaş'ın son çıkan kitabıydı. Şükrü Erbaş hep söylediğim gibi, şüphesiz günümüz kalemi en iyi şairlerinden ve onunla tanışmak, kitaplarımı imzalatmak bir edebiyatçı olarak beni çok mutlu etmişti. Adımla "çocukların büyük kalbiyle" diye imzalamış. Güzel bir hatıra olarak duruyor şimdi. Çok mütevazi ve ince bir insan olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Şairliğin hakkını veren insanlardan. Gelelim kitabımıza, bir şiir kitabı düşünün ki okurken çocukluğunuz duruyor sanki başucunuzda. O masumiyete çeviriyorsunuz yüzünüzü. Bir kırık tebessüm, içinizde ince bir sızı, çocukluk özleminiz... "Bir çocuk kitabı değil bu kitap. Çocuğun büyülü yaratıcı dehasıyla, insanın bütün halleriyle yüzleşmeye çalışan bir 'büyük' kitabı." diyor Şükrü Erbaş kitabın arkasında yer alan söyleşide. Evet yüzleşmek lazım, hatırlamak lazım, o masumiyeti, o saflığı. Unutmamalı, içimizdeki iyiliği kaybetmemek için, içimizde dünyaya başka bakan o çocuk ölmemeli. "Keşke insan hiç büyümeseydi. Keşke her şeyi bilmeseydi. Oyuncaklarını kırmasaydı. Çocukluğunu hiç unutmasaydı. Sevgisini bütün yaşlarında aynı içtenlikle söylemeyi sürdürseydi. Ne yazık ki doğa, hayvanlara bağışladığı o masumiyeti insanlardan esirgemiş. Ya da insan, doğasına ihanet etmiş..." Erbaş söyleşide kitabın yazılma vesilesinin torunuyla arasında geçen diyaloglardan biri olduğunu söylüyor: "Sınıfında, her gelip geçtiğinde yanaklarını sıkan bir kız arkadaşına, 'yapma' demek yerine 'neden yapıyorsun' diye soran bir çocuğa, arkadaşının "içimden öyle geliyor" yanıtıyla başladı macera. Birden, ben de dahil hiçbir yetişkinin böyle bir yanıt veremeyeceğini düşündüm. Çünkü bu 'çocukça'ydı, bir şey açıklamıyordu ve
Edebiyat
Yalnızca Çocuklar Uzaklara BakarŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayın Evi · 2023907 okunma
"Uzun hikâye. Bir film kadar uzun, birkaç hayat kadar kısa."
9/10
·115 syf.··
2024 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 04:39
Kitabı bitirdiğimde içimde buruk bir hüzün oluşmuştu. Filmini bitirdiğimde ise o hüzün yerini sevince bıraktı ve sanki kitap asıl şimdi tamamlandı gibi hissettim. Normalde tam tersi olurdu, şaşkınım. Evet ilk defa bir kitabın filmini övüyorum. Mutlaka izlenmeli. İlk defa bir filmin kitabı kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Kulaklarımda "Ah Bu Gönül Şarkıları" çalıyor... Mustafa Kutlu'nun okuduğum ilk kitabıydı, son olmayacak. Yazarın kalemini çok beğendim. Hikâyesinde postmodern tekniklere yer verse de gelenekçi bir üslubu var. Kitap akıp gidiyor, hikâyede duygudan duyguya savruluyorsunuz. Oğlunun ağzından babası Bulgaryalı Ali'nin hikâyesini, hayat yolculuklarını okuyorsunuz. Ali muhteşem bir karakter. Haksızlığa tahammülü olmayan, adalet timsali bir karakter göreceksiniz. Filminde bazı değişiklikler yapılmıştı. Filmi kitabın aksine mutlu sonla bitiyor. Bu değişiklik benim çok hoşuma gitti. Filmdeki bir replikle bu kısa yazımı sonlandırıyorum. "— Her şey gibi sevdanın da bir kanunu var ve orada şöyle yazar: "Sevenleri hiçbir kuvvet ayıramaz." — Ölüm bile mi? — Ölüm bile."
Edebiyat
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
10/10
·192 syf.··
2023 15. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2023 18:32
Etkileyici bir yaşam öyküsü. Kitap otobiyografi türünde. Yazar beyin felci ile dünyaya gelmiş, buna rağmen hayata tutunmuş, sadece sol ayağını aktif bir şekilde kullanarak hem ressam hem de yazar olmuş ve yaşam mücadelesini bize sunmuş. Okurken çok duygulandığım kitaplardan biri oldu, birçok cümlenin altını çizdim, engelli insan psikolojisini çok iyi yansıtmış ve okuyucuyu empati kurmaya teşvik etmiş. Okurken dikkatimi çeken ve bana farkındalık yaratan bir konu oldu, o da şu; çevremizi ne kadar destekliyoruz? Çevremizdeki insanlara ne kadar inanıp onları başarmak konusunda teşvik ediyoruz? Kitapta Christy Brown'ın yanında pek çok kahraman var, başta da anne figürü. Annenin ona inanmasıyla başlıyor her şey. Bir inancın doğurduğu ve yükselttiği başarılı bir insanı okuyoruz biz. Kitabın kenarına düşüncelerimi paylaştığım şu ufak notu sizlerle de paylaşmak istiyorum. Şöyle yazmışım: "Christy Brown'u başta annesi olmak üzere destekleyen bir çevresi olmasaydı, şüphesiz bu kitap var olmazdı. 'İnsan, insanın kaderi" cidden. Hayatlarımız nasıl da birbirimize bağlı. Çevremize göre şekillenen yaşantılarımız... Peki ya hangilerimiz bu kadar şanslı? Çoğumuz, "Acaba ne olurdu?" diye takılı kalmış gibiyiz hayata, yaşayamadıklarımızla..." Buradan şu sonucu çıkardım; gerçek engeller fiziksel miydi? Hayır en korkunç engel zihinlerdeki hapishaneydi. Kendimizi gerçekleştirmekte kendimizin ya da çevremizin bize koyduğu engellerdi. İşte bu yüzden bir insanın hayatında teşvik ve desteklenmek çok önemlidir. İnsanın en çok buna ihtiyacı vardır. Ekmek gibi, su gibi insanın temel ihtiyacıdır. Ancak böyle aşılabilir bütün engeller, her anlamıyla engelsiz bir dünya böyle mümkün olabilir. Kısaca böyle bir kitabı okumaya öyle ihtiyacım varmış ki, iyi ki okudum diyorum şimdi, ruhuma dokunup bana
1000Kitap
Sol AyağımChristy Brown · Nemesis Kitap · 201794,8bin okunma
9/10
·56 syf.··
2023 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 17:34
Okuduğum en güzel çocuk kitabı ilan ediyorum. Fakat yetişkinlere hitap ediyor daha çok. Kitabın bir zamanlar ülkemizde yasaklanmış olduğunu öğrenince de çok şaşırdım. İçimizde olan başkaldırının, özgürlüğün ve sorgulamaların yansımasıydı kitap. Küçük Kara Balık gibi fikirlere sahibiz ama onun kadar cesaretli değiliz çoğumuz. Yaşamaktan ve fikirlerimizi özgürce dile getirmekten korkuyoruz çünkü. Çocukların algı seviyesine uygun bir kitap diyemem ama yetişkinlere mutlaka öneriyorum.
Edebiyat
Küçük Kara BalıkSamed Behrengi · Can Yayınları · 202336,8bin okunma
Reklam