Öğreneceğimiz şeyler, her şeyden evvel şahsiyetimizin özetini teşkil eden âlemle ilgili olmalıdır. Ondan sonra, şahsiyetimizin hayatı için varolması zorunlu bilgileri edinmeliyiz.
Bir takım formülleri sadece ezberleten muallim, benliğimizin iktidarından her gün bir parçasını yok etmektedir. İyi üstad, dışımızda yaşananı içimizde hayat yapabilen muallimdir.
Mektepte alınan ders, ya bir tasavvurdur, hayale mal edilir; ya bir hünerdir, ele mal edilir; ya bir iradedir, iktidarımıza ilâve edilir; ya da bir aşktır, kalbe doldurulur. Bunlardan biri halinde benliğimize girmeyip sade hâfızada, şuurun dışına asılı bir küfe yük halinde duran bilgiler verici öğretim, faydasız ve mânasızdır. Mukadderatımızın bilmecesini çözmede hiçbir kudreti olmayan böyle bir ders, şuur enerjimizi hafıza bölgesinde insafsızca harcayarak bizi düşünmeden mahrum bıraktığına göre, aynı zamanda zararlıdır da.
Vurma kazmayı
Ferhâaad
He'nin iki gözü iki çeşme
Âaahhh
Dağın içinde ne var ki
Güm güm öter
Ya senin içinde ne var
Ferhâaad
Ejderha bakışlı He'nin
İki gözü iki çeşme
Ve ayaklar altında yamyassı
Kasrında Şirin de böyle ağlıyor
Ferhâaad
A.H. Çelebi
youtu.be/VDk7JKJSh54