“Bir tanrı olduğunu nereden biliyorsun?”diye sordu rehberine.
Arap rehber bir an için gözünü Fransız’a dikti ve şöyle cevap verdi:”Bir Tanrı olduğunu nasıl mı biliyorum? Dün gece buradan bir adamın değil de bir devenin geçtiğini nasıl bilebilirim? Kumdaki toynak izlerinden, değil mi? Sonra son ışınları ufukta kaybolmakta olan güneşe doğru işaret etti.
“Ama şu izler insana ait değil.”
Otorite nasıl bir adalet sergiliyor katili öldürdüğünde? Hırsızı hapse attığında? Komşu bir şehre inip insanlarını tarumar ettiğinde? Ne düşünüyor adalet altında bir katilin öldüreni cezalandırdığı ve bir hırsızın çalanı mahkum ettiği bir otoritenin hakkında?
Kuştüyü yataklarda uyuyanların düşleri,toprağın üzerinde uyuyanların düşlerinden hiç de daha güzel olmadığına göre, yaşamın adaletline olan inancımı nasıl yitirebilirim?
Yalnızca bir günah vardır,tek bir günah. O da hırsızlıktır.Onun dışındaki bütün günahlar hırsızlığın çeşitlenmesidir.Bir insanı öldürdüğün zaman,bir yaşamı çalmış olursun.Karısının elinden bir kocayı,çocuklarından bir babayı çalmış olursun.Yalan söylediğinde birinin gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.Hile yaptığın,birini aldattığın zaman doğruluğu,haklılığı çalmış olursun.