“Japonlar" diye sözümü kesti Vesna. "Değer verdikleri bir
eşya kırıldığında, kendilerine bakmayı sevdikleri bir ayna ya da
anneannelerinden miras bir vazo mesela, tamir ederlerken kırılan
parçanın yerini altın tozuyla doldururlarmış. Hiç kırılmamış
gibi görünmesini değil, aksine kırılıp yapıştığı yerin parlamasını
isterlermiş. Bir eşya, bir insan, bir ruh yaralandığında,
yüklendiği hatıraların, kıymetini artırdığına inanırlarmış.
Yaşıyorsak, acı hep olacak. Ama al tında ezilmemeyi öğrenebilir insan. Acısında kaybolmadığı günler dileyebilir gelecekten. Yani kimisi mesela, mutlu ol mak için özel bir sebep de aramaz. Mutsuz olmadığını fark etmek yeter mutlu hissetmesine.