Mal,birkaç kişinin elinde birikti mi,ellerinden alınır.Başka bir gerçek daha:Halkın büyük kısmı aç ve çıplak olunca,istediğini zorla alır.Ve bütün tarih boyunca haykıran küçücük bir gerçek daha:Baskı,ancak baskı altındakileri güçlendirir ve birbirine bağlar.
“Evet,sevgi(yeniden tam bir berraklıkla düşünüyordu),ama bir şey elde etmek için hissedilen,herhangi bir amacı,herhangi bir nedeni olan sevgi değil,ilk defa düşmanımı ölürken gördüğümde,ona karşı,düşmanım olmasına rağmen hissettiğim sevgi.İnsan yüreğinin özü olan ve bir nedene ihtiyaç duymayan bu sevgiyi hissetmiştim.Şu anda da bu kutsal sevgiyi hissediyorum.Yakınlarımı sevmek,düşmanları sevmek.Her şeyi sevmek,Tanrı’nın bütün tezahürlerini sevmek.Sana yakın olan bir insan,insani bir sevgiyle sevilebilir;ama bir düşman ancak ilahi bir sevgiyle sevilebilir.”
Kıpırtısız sarılıkları,yeşillikleri ve beyaz kabukları güneşin altında parlayan sıra sıra huş ağaçlarına baktı.”Ölmek,yarın öldürülmek,yarın var olmamak…Bütün bunların var olması ama benim olmamam.”Bu hayatta var olmadığını hayal etti.
Sayfa 244 - Türkiye iş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Canlıları ölülerden ayıran çizgiyi hatırlatan bu çizginin bir adım ötesi bilinmezlik,acı ve ölümdür.Orada ne var?Kim var?Orada,boşluğun,ağacın,güneşin aydınlattığı çatının ardındaki ne ?Kimse bilmez ama herkes bilmek ister;insan bu çizgiyi geçmeye korkar ama geçmek ister ve bilir ki er geç onu geçmek,orada,çizginin diğer tarafında ne olduğunu öğrenmek zorunda kalacak,orada,ölümün öte tarağında ne olduğunu kaçınılmaz olarak öğrenmek zorunda kalacağı gibi.