Mal sahiplerinin kimisi yumuşak davranıyordu. Çünkü yapmakta oldukları işten nefret ediyorlardı. Bir kısmı çok öfkeliydi. Çünkü zalim davranmaktan nefret ediyorlardı. Bazısı da soğuktu. İnsanın soğuk olmadıkça mal sahibi olamayacağını çoktan öğrenmişlerdi. Sonuç olarak her biri, kendi boylarından büyük kıskaca sıkışmış gibiydiler. Bir kısmı kendini bu işe zorlayan matematikten iğreniyor, bir kısmı korkuyor, bir kısmı da o matematiğe tapıyordu.
...burası bizim toprağımız. Biz ölçtük, biz sınır çizdik buraya. Bu topraklar üzerinde doğduk,öldürüldük, öldük. İyi toprak olmasa, kötü toprak olsa da bizim burası. Bu yüzden bizim. Burada doğduk, çalıştık, öldük diye. Sahipliği yaratan budur, üzerinde sayılar yazan bir kağıt parçası değil.