Çok keyifli, hemencecik kurgusuna kapılıp bir çırpıda okunacak zıpır öykü. Aynı dönemde oğluma okuduğum kitap ve Sınırdaki Ev'le birlikte, üç kitabın temalarının kesişmeleri iç gıdıklayan bir tesadüf oldu. Tabi gizliajansı hangi gerçeklik noktasından baz aldığımıza göre tema da değişiyor. Yine de Müberra ablacım ve Şaban, her kimseniz, tüm ihtimallerde de çok orijinalsiniz.
Öyle bir yaşta idim ve öyle bir mizaçta idim ve çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ve aldatmasını o kadar az öğrenmiştim ki, yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyordum. Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile; damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar düşüp gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır filan... Zavallı mürâhik...