İnsanların ihtiyaç duydukları şeyleri istemelerinden, kendilerini iyi hissetmek için istemeye evrildiği (bkz. Ben Çağı belgeseli/Adam Curtis) sonsuz hazlar çağında, bu istekler karmaşasını makul bir sıraya koyabilmek başlı başına bir mesele olarak önümüzde durmakta. Bir yandan sınavda yüksek başarı hayalleri kuran, diğer yandan kafasına göre takılmayı isteyen ergenler gibi çoğumuz. Yetişkin olmak çelişik istekleri tutarlı hale getirecek bir düzenleme ile muhal olanı hayal edip durma çocuksuluğundan kurtularak enerjisini doğru hedefler için planlı bir şekilde kullanmak demektir. Bu ikisini -mümkün ile muhali, doğru ile yanlışı- ayırt edebilecek ferasete, hayırlı olanı tercih edebilecek ihtiyar kapasitesine ve kararları doğrultusunda ilerleyebilecek bir azme sahip olabilmek, insan eğitiminin bir numaralı hedefi olmalıdır.