Sahte kişilik rastlantısal bir şeydir, dışsal etkilerle oluşur. Zihninizin üzerine yapışan bir grup düşüncelerden ve tepkilerden ibarettir. İnsan, onu gerçek zanneder ve sahte kişiliğin içine sıkışır, hapsolur. İnsanın ıstıraplarının esas kaynağı sahte kişiliğe yapışıp tutunması ve onu hayatının en önemli en kıymetli şeyi haline getirmesidir.
Sahte kişilik bir illüzyondan ibarettir, kandırma gayretidir. O yalnızca başka insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratılmıştır. Kibar, zarif, ince, rafine, terbiyeli ve derin olmaya çalışır. Zaman içinde kendine yeni dekorlar, yeni süsler de yaratır. Kendini allayıp pullamakta üstüne yoktur. İnsan, kendisinin sahte kişilik olduğunu zannettiği ve onun şekline büründüğü için sahte kişilik de gerçekmiş gibi görünür. Nasıl bir çömleğin içindeki boşluk çömleğin şekline, hacmine ve kokusuna sahipmiş gibi görünürse, sahte kişilik de gerçekten varmış gibi görünür. Tabii, bunu idrak etmek zor bir iştir.
Kişiliğinizi sahte olduğunu, Zihninizin uydurmacası olduğunu ve sizi kısıtlamaktan, mutsuz etmekten başka hiçbir işe yaramadığını anladığınız zaman, özgürlüğe doğru büyük bir adım atmış olursunuz.