Bazı şeyler olduğu gibi kalmalı. Elinizde olsa da, onları büyük cam vitrinlere koyup oldukları gibi kalmalarını sağlayabilseniz. Biliyorum olanaksız bir şey bu, ama yine de pek fena olmazdı.
….Maurice kendi eliyle yastığımın altından pijamamı çıkardı. Önce altını sonra üstünü giydim. Maurice’in parmakları üstümü iliklemeye başladı. O an, keşke hiç büyümesem, diye yakıcı bir arzu yükseldi içimde. Maurice hep yüreğime yakın olsun, pijamamın da iki yüz seksen iki bin düğmesi olsun.