Soğudu gibi oldu havalar. Dikkat et kendine!
Artistlik yapma, yürürken önünü kapa.
Ve korkup gidersem bir gün. Sakın kızma.
Kızma çünkü; "gitmek huydur bizde!"
Gidelim buradan...
Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim.
Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim.
Tüm "Geliştik!" naralarına ve hakikaten iyileşen teknolojik ve tıbbi şartlara rağmen bugün de söyleyemediğimiz çok şey var. Eskisi gibi Engizisyon mahkemeleri kurmuyor, insanları yakmıyor olabiliriz ama bu, toplumun ahengini bozduğu zaman farklı fikirleri cezalandırmadığımız anlamına gelmez. Atalarımızdan daha az can yakıyoruz,doğru ancak çok daha açık değiliz yeni fikirlere,özellikle keyfimizi kaçırırsa.
Yeni,işimize yararsa güzeldir;işimize yaramadığı yerde bir anda işgüzarlık ya da "icat" olur.
Dua etmenin yerini de evrene pozitif enerji gönderme aldı. Tanrısız bir evrene mesaj yollamak çok oksimoronik * olacağına göre aslında burada tüm evreni bir Tanrı gibi gören panteist bir durum söz konusu.Yani inanmadan duramıyoruz ne kadar aksini iddia etsek de.
*Çelişkili
İnsanın mutlu bir yaşam sürebilmesi ya da Tibor Scitovsky'nin deyimiyle "nitelikli tüketim"in üstesinden gelip Abraham Maslow'un piramidinin deniz manzaralı beşinci katına çıkabilmesi ancak yaşadığı dünyayı tüm açılarıyla bir bütün olarak ele alıp hedef ve istekleriyle, imkân ve yetenekleri arasında doğru bir korelasyon kurabilmesiyle mümkün.