Betül

Puan vermedi·224 syf.··
2022 11. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2022 20:07
Benim için Ahmet Hamdi Tanpınar'ı tanıma kitabı oldu diyebilirim. Daha önce hiç okumamıştım, ilk oldu. Kitap Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul hem tarihi bilgilerle hem de yazarın kendi hisleriyle anlatılıyor. Tabii bir roman dili yok. O yüzden zaman zaman zihnimde konu konuyu açmış, kitaba odağım kaçmış olabilir :P Ama yazarın bazı ifadeleri gerçekten beni etkiledi ve başka eserlerini okuma hevesi uyandırdı. Ben de her zaman şehirlerin bi ruhu olduğuna, bizde de belli bi hissiyat oluşturduğunu düşünüyordum. Bunu her insan düşünüyordur belki de :P Bunu bu kitapta ifade edilmiş olarak bulunca biraz duyguların dile getirilmesi durumunu yaşadım. O anlamda benim için güzel bir kitaptı. Ahmet Hamdi Tanpınar sen iyi bir kalp adamısın ️
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·50 syf.··
2021 17. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2021 13:56
Almanya'daki savaştan, tanımadığı insanların katili olmak istemediğinden İsviçre'ye kaçan Ferdinand'a tekrar askerlik celbi gelir. Ferdinand askere alındığı taktirde artık devleti için sadece ölmek ve öldürmek için bi sayıdan ibaret olacağını bilir. Yine de kendince, kendine verilen vazife yüzünden sorumlu ve mecbur hisseder. Bu sorumluluk duygusu tüm duygularına, aklına, mantığına ters düşse de yine de gitmesi gerektiğini düşünür. Karısı ise asla gitmesini istemez. Bir seçim yapması gerekir. Bana biraz kendi iş hayatımızdaki sorumluluklarımız karşısındaki hislerimize tercüman gibi geldi. Hiçbirimiz işyerimizde tam anlamıyla özgür değiliz. Objektif bakıldığında bile bize ters gelen şeyleri yapmak, sorgulamamak mecburiyetinde bırakılabiliyoruz. Ve bu benliğimizi ne kadar incitse de... Yazarın içindeki ikilemi, duyguları çok iyi geçti.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Puan vermedi·390 syf.··
2021 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2021 22:57
Sultan Selim'in şehzadelikten "Yavuz"luğa, Şah İsmail'in şeyhlikten şahlığa geçişi anlatılıyor. İki hükümdarın bu cihanda tek olma yarışı. Çekişmeli, kinayeli mektuplaşmalar, verilen gözdağları, zeval olan elçiler... Ama arada heder olan her zamanki gibi Türk halkı, hiç bitmeyen kardeş kavgası. Aralarında geçen satranç maçındaki gibi sultanın şahı şah mat etmesi gibi Çaldıran'da mat etmesi. Akbaş Osmanlı, Kızılbaş Safevi. Kardeşin kardeşe savaşı. Şahın biricik aşkını Çaldıran'da, ardında esir bırakıp kaçması. Ve bu terk edişin şahın hayattan elini eteğini nasıl çektirdiğini, nasıl bitap düşürdüğünü, sultanın halife olmasını, halifelik hikmetlerini şahın da sultanın da kişilik özellikleriyle ele alıyor. Eser bölüm bölüm ilerliyor. Çoğunlukla iki anlatıcının dilinden aktarılıyor. Anlatıcılar; sevginin anlamını arayan ve yaşayarak keşfeden bir çocuk ve kardeşin kardeşi kırdığı kardeşlerden biri! En güzel kısımlar Selvi Boylum Al Yazmalım finali gibi olan sevgi şu demek, bu demek olan kısımlar :) Yüreğe dokunuyor. Aynı halk üzerinde çoğu zaman acımasızca yürütülen hakimiyet mücadelesinin insanları hayatı sorgular vaziyete getirmesi içi burkuyor.
Şah ve Sultanİskender Pala · Kapı Yayınları · 202537,8bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2021 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2021 15:09
Tebriz'den, Taht-ı Süleyman yola çıkıp diyar diyar dolanan, sonunda bir şekilde yolu Trabzon'a ulaşan Setterhan. Ve çocuksu, hayat dolu Trabzonlu Zehra. Deyim yerindeyse feleğin sillesini yemiş hayatlar... Dedesi Setterhanla, anneannesi Zehra'nın hayat hikayesini fotoğrafların zamanına yolculuk ederek keşfeden yazar ve yol arakadaşları Yasemen ve biz... Romanda karakterlerin ağlayıp da benim ağlamadığım tek bir olay olmadı. O kadar hikayelerine bağlanıp, onlarla yaşadım ki. Balkan Savaşı ve 1. Dünya Savaşı zamanları. Zehra'nın dedesi Hacıbey'in bir sözü vardı "Ölmeyi bayılmak mı sanıyorsun" diye. Evet savaş ölmek demek ve ölmek bayılmak demek değil. Savaşın insanlığı nasıl ölüme, açlığa, sefalete, açgözlülüğe sürüklediğini tekrardan gözler önüne seriliyor. Rus işgaline uğramış Trabzon'dan muhacirliğe çıkan Zehra'nın ninesi Büyükhanım'ın, muhacirlik yolunda küçük kafilesini hayatta tutmak için gösterdiği olağanüstü dirayetle yutkunamadım. Büyükhanım' ın bir türlü kabullenemediği köpekleri Masal'ın bile bu muhacirlik yolunda onların peşini bırakmaması sonrasında Büyükhanım' ın Masal'a sarılıp hıçkırarak ağlaması... Şiir kitabı yazmak için kafiye biriktiren, savaşa gönüllü gidip dönemeyen, "Kırık Kafiye" İsmail... Daha nice bahsedemediğim güzel detaylar ve içli olaylar. O kadar edebi, güzel bir dille yazılmış ki. Öğrettikleri de çabası. Halın kalitelisinin nasıl örüldüğünden, çay demlemenin bile bi adabı olduğuna, zerdüşti kültürüne kadar birçok şey de içeriyor. Uzun lafın kısası kesinlikle harika! Kesinlikle ve kesinlikle okunmalı!
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Puan vermedi·488 syf.··
2021 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 22:25
Sanki sürükleyici bir bilim kurgu dizisi izler gibi sayfalar akıp gidiyor. Her bölümde ayrı bi merak, "vay be aydınlandım" hissi veren bilimsel bilgiler... Sırf kaynakçası bile yazara hayranlık duymaya yetiyor. İlk kitap pia materi sırf nöroroman nasıl oluyormuş merakımdan okumuştum. Evet o da sürükleyiciydi, ama biraz gündelik dizi, filmlerdeki karakterleri okuyormuş hissi vermişti. Bu kitaptaki hikaye, kurgu ağzımı açık bıraktı. Aynı zamanda altı çizilecek bi ton cümle var. Karakterlerin isim seçimlerinin bile bir metafor olduğunu düşünmeye başladım :) Karakterlerin son durumlarını ve yeni karakterleri sabırsızlıkla bekliyorum.
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202010,9bin okunma