ELLERİN zamanlarla dolu geldin bana - dedim ki:
Kahverengi değil saçların.
Bunun üzerine onları hafifçe acının terazisine bıraktın;
benden ağırdılar...
Kitabın çevirmeni ve yayınevi: Athica yayınevi- Nilay Özeser
Sayfa sayısı:285
Yazar:Hwang Bo-Reum
Ortaokuldayken izlediğim bir klipten etkilenerek bir diziye başlamıştım ve o günden sonra Güney Kore'ye gitmek ve Korece öğrenmek gibi hayallerim olmuştu. Hâlâ Kore yapımı filmler ve dizileri severek izlerim. Hâlâ Kore'ye gitmek istiyorum... Kore edebiyatından pek okuma yapmadığımı farkettim bu kitabı okuduktan sonra. Hyunam-Dong Kitabevi hem kendim hakkında hem de gelecek kaygısı hakkında yeni şeyler keşfetmemi, farkına varmamı sağladı. Benim dinlenme yerim oldu,onları okumak benim için öyle büyük bir heyecan ve mutluluk haline gelmişti ki kitabı bitirmeyi birkaç gün erteledim. Eninde sonunda yine kitabı merak ederek okudum. Bütün karakterleri sevdim (Yoongju'nun kocası ve annesi hariç. Gerçi onları da anlıyorum. ) hepsi ile oturup sohbet etmiş, arkadaş olmuş ve her akşam onlarla buluşmuş gibi hissediyorum. O kadar naif ve sıradan sayılabilecek ama bence asla sıradan olmayan harika bir hikayeydi. Okurken o kadar çok dinlenmiş hissediyordum ki, kendimi bütün kaygılarımdan arınmış bir şekilde kitabevinde çalışırken ya da okurken hayal ediyordum. Kitap ile aramda bambaşka bir bağ oluştu diyebilirim. Yazara bu kitabı yazdığı için teşekkür ederim. Tabii çevirmenede çevirisi için teşekkür ederim. Okuduğum en dinlendirici kitaptı,bana eskiden bir kitapta neyi sevdiğimi hatırlattı. Bu arada Kore yayın sektörünün kitap kapaklarına bayılıyorum. Bu kitap hakkında konuşmak için can atıyordum fakat şu an bir ağacın gövdesine sırtımı yaslayıp sadece bana hissettirdiklerini düşüneceğim. Bana huzuru tattıran kitapları ve dizi-filmleri seviyorum. Eğer sizde oturup dinlenmek isterken bir eşlikçi arıyorsanız, bu kitap size iyi hissettirebilir. Gerçi ne kurgunun ne de kitabın öyle bir