Sistemin en ciddi krizlerinde bile "başka bir dünya düzeni" talebinin güçlü bir şekilde ortaya çıkmamasının temel nedeni, neoliberal özneleştirme ve özneleşme süreçleridir. Dünyamızın içinde bulunduğu krizin boyutlarını anlamak ve gerçek anlamda bir dönüşüm gerçekleştirebilmek de ancak bu özel tipte dünya imgelemini anlamak ve değiştirmekle mümkün olabilir.
Ne acı bir ironi ki o zaman (2000lerin başı) ana hatları ile saptanan küresel risklerin hepsi (uluslararası terörizm, iklim değişikliği, finans krizi ve son olarak büyük göç hareketleri) sonraki yıllarda gerçekleşti, ama siyasal olarak bunlara hazırlanılmamıştı,
Sadede gelirsek, bütün sorun itaatin zorunlu bir ilke olarak kabul edilip edilmemesi. Bunu bir kez kabul edersek, çok geçmeden, itaat talep eden devletin en iğrenç şeylere bile itaate zorlayacak araçlara sahip olduğunu da görürüz. Devlet koşulsuz itaat ister.