Mevhibe Özocak

Doğa, dejenere olmuşlara hiçbir merhamet göstermiyorsa da ahlaksız değildir: Aksine insanlığın arasında fizyolojik hastaların ve ahlak hastalarının büyümesi patolojik ve doğal olmayan ahlaklılığın bir sonucudur. İnsanların büyük bir çoğunluğunun duyarlılığı patolojik ve normaldir. İyi ama insanlık neden manevi ve fizyolojik açıdan çökmüştür?— Bir organ değiştiğinde beden bozulur. Özgecilik hakkı, tıpkı yardım etme hakkı ve yazgı eşitliği hakkı gibi fizyolojiden türetilemez: Bunlar dejenere olmuşların ve yoksulların bedeldir. Steril, verimsiz ve yıkıcı elementlerin mevcut olduğu bir toplumda dayanışma yoktur—ki bu toplum bu arada kendilerinden bile daha dejenere olmuş torunlara sahip olacaktır.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çöküşün en yaygın tipleri; 1) Çözüm yollarım seçtiğine inanan bir kişi, aslında tükenmişliği hızlandıran bir yolu seçmiştir, Hristiyanlık buna bir örnektir (ki bu, içgüdülerin sapmasının en büyük örneğidir); “ilerleme” bir başka örnektir. 2) Kişi, uyarıcılara karşı gücünü kaybetmiştir—ve tesadüflerin merhametine kalmıştır. — “şahsilikten ayrılış”, istencin parçalanması. Örnek vermek gerekirse: Ahlaklılığın merhametten bolca bahseden özverili türüdür— ve şahsiyetin zayıflığıyla öylesine ayırt edilir ki o da şarkıya eşlik eder ve aşırı uyarılmış bir telli çalgı gibi sürekli titreşir—çok sinir edici bir şey. 3) Kişi neden ve etkiyi meşrulaştırır. Kişi çöküşü fizyolojik bir koşul olarak anlamaz ve sonuçlarını yanlışlıkla rahatsızlığının gerçek nedenleri olarak sayar. Örnek vermek gerekirse: Dini ahlaklılığın tamamı. 4) Kişi, artık acı çekmeyeceği bir koşul için can atmaktadır: Yaşam, aslında hastalıkların temeli olarak tecrübe edilmektedir. Kişi, hiçbir duygunun olmadığı bilinçsizlik durumlarını (uyku, baygınlık) kıyaslanamaz bir biçimde bilinç durumlarından daha değerli sayar; bundan böyle bir yöntem çıkar
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Psikolojik ve manevi iyileştirme çabaları çöküşün rotasını değiştirmez, durdurmaz ve fizyolojik açıdan hiçtir.
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Yaşamamızı sağlayan yerçekiminin merkezini kaybediyoruz. Bir süreliğine kayıbız. Birden insana aşın değer biçilmesinin insanda yarattığı tüm enerjiyle karşıt değer biçmelere dalıyoruz. Artık her şey baştan aşağı yanlıştır, sırf “kelimedir”, kaotik, güçsüz veya ölçüsüz: a) Kimi bu tür dünyevi çözümlere teşebbüs eder ama aynı anlayışla —yani gerçeğin, sevginin ve adaletin muhtemel zaferine dair anlayışla (Sosyalizm: “kişinin eşitliği”); b) Kimisi aynı zamanda ahlak idealini de muhafaza etmeye çalışır (bendi olmayan, kendini inkâr edenin üstünlüğü, istencin reddedilişiyle); d Kimisi “ötesini” muhafaza etmeye çalışır—sadece bir tür mantık karşıtı “x” işareti bile olsa—ama bunun hemen öyle bir biçimde yorumlar ki içinden bir tür eski moda metafizik rahatlık türetilebilir, d) Kimisi olaylarda eski moda kutsal bir hükümet bulmaya çalışır. ödüllendiren, cezalandıran, eğiten ve iyileştiren nesneler dizisi; e) Kimileri hâlâ iyi ve kötüye inanır ve iyinin zaferini ve kötünün yok edilişini bir görev olarak tecrübe eder. fl “Doğal” olan şeyleri, arzuyu, egoyu küçümseme: En yüce tinselliği ve sanatı şahsilikten uzaklaşmanın ve ilgisini kaybetmenin bir sonucu olarak anlamaya çalışmak; g) Kilisenin hâlâ onlan kutsamak ve onlara daha büyük bir anlam vermek için önemli tüm tecrübelere ve bireysel yaşamın ana noktalarına girmesine izin veril mektedir Hâlâ “Hıristiyan devlet”, “Hı ristiyan evliliği” var.
Sayfa 41·Kitabı okuyor
Tamamlanmamış nihilizm; biçimleri: Tam ortasında yaşıyoruz. Değerlerimize tekrar değer kazandırmadan nihilizmden kurtulma çabaları: Aksini meydana getirir ve problemi daha duyarlı hale getirir. Kendi kendini uyuşturmanın yolları. Derinlerde: nereye gideceğini bilememek. Boşluk: Sarhoşlukla aşmaya çalışmak: Müzik olarak sarhoşluk; en asil şeylerin yok oluşundan trajik bir biçimde keyif alma acımasızlığıyla sarhoşluk; tek insanlar veya yaşlar (nefret olarak vs.) için körü körüne isteklilik olarak sarhoşluk.— Bilimin bir aracı olarak körü körüne çalışma girişimi: Gözlerimizi küçük keyiflere açmak, örneğin bügi arayışında (kendine karşı alçakgönüllülük); kendisi hakkında genelleştirme karşısında boyun eğme, acuna duygusu; mistisizm, sonsuz boşluğun şehvetli zevki; “kendi hayrı için” sanat (“le /ait”) ve kendinden iğrenmenin uyuşturucu aşamalan olarak “salt bügi”; sürekli işin veya bazı aptal küçük fanatizmlerin bir türü; tüm yöntemlerin bir kanşımı; hastalığın genel ölçüsüzlüğe ait oluşu (sefahat keyfi öldürür).
Sayfa 40·Kitabı okuyor