Onunla yaşamak deniz kıyısında durmak gibiydi. Her gün başka bir renk, farklı bir köpük sorguçlu dalga ama daima ufka doğru çekilen huzursuz yorgunluk.
Zelzele büyüyor içimde bir yerlerde. Ben tutmaya çalışıyorum sanki, dökülüp saçılma çok olmasın, ne olur hepsi birden bir anda yıkılmasın diye.
Ama dünyam parçalanıyor, ben aydıkça parçalanıyor paldır küldür çöküşü izliyorum. Sanki hiçbir şey kalmıyor geriye düşüncelerden başka. Bir dünyam var sanmışım, yokmuş!