Meyus Okur

Meyus Okur
@MeyusOkur
Herkes biraz meyustur hayatta Bizler, okuduğumuz kitabı, izlediğimiz filmi ve benzeri şeyleri kendi düşünce tarzımıza göre inceleyip eleştirmekteyiz. meyusokur.com
Okur
Lisans
İstanbul
220 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·1026 syf.··
2024 8. kitabı
Yüzüklerin Efendisi harika bir yol hikayesi. Tolkien ustaların ustası olarak mükemmel bir fantezi dünya kurgulamış. Aslında deli gibi bu kitaplar üzerine konuşmak ve tartışmak istesem de ustalık eserleri hakkında uzun uzadıya yazmak huyum değildir. O yüzden lafı fazla uzatmadan serinin ilk kitabı olan “Yüzük Kardeşliği” ile başlayalım. Tüm diyarlara hükmedecek tehlikeli bir yüzük ve her yerde onu arayan kötülükler efendisi Sauron. Öte taraftan bilge büyücü Gandalf ve yüzüğü yok etmek için bir araya gelen ‘Yüzük Kardeşliği’ Uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkan bu yoldaşların hepsi kalplerinde saklı olanla yüzleşecek ve büyük bir sadakat sınavı vereceklerdir. Ah be Boromir sen ilk kitapta ölecek adam mıydın?! Sanırım Sean Bean’in bize ikonik rollerde kazık atmasının sebebi bizden nefret ediyor olması. Başka türlü bir açıklama getiremiyorum bu duruma. Neyse ilk kitapla ilgili en sevdiğim şeylerden biri de bize geri dönüşü olmayan bir yolculuğun duygusal geri dönüşünü çok güzel vermiş olmasıydı. Zira yola çıkan buçukluklar yani Hobbitler her fırsatta geride bıraktıkları yuvaları olan Shire’ı anıp hasret çektiler. Geçip gittikleri yolların yorgunluğunu çok güzel hissettirdiler. Böylesine ağır bir sorumluluk yüklenerek –yüzüğü alıp onu yok etmek- ilerlemeye çalışmak elbette çok zordu ve hepsini yani yüzük taşıyıcısına eşlik eden bütün yoldaşları da geri dönülemez şekilde değiştirdi elbette. Tolkien’in yıllarca uğraşıp kurduğu Orta Dünya benim gibi ruhu gezgin bedeni sakin bir yazar için fazlasıyla kışkırtıcıydı diyebilirim. Adam başka bir dil oluşturmuş daha ne diyeyim. Elfler, okuyan ve izleyen herkesin en çekici bulduğu tür elbette. Bizler de Samwise Gamgee gibi ağzımız açık elflerin varoluşlarını inceledik. İlk kitabın sonunda yüzüğü yok etmek üzere Mordor’un
Fantastik
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma
Reklam
9/10
·400 syf.··
2024 6. kitabı
vet, evet (Terry Pratchett) yazarımızın da dediği gibi fantezi dünyaları gerçekten kaçtığınıza değecek yerler olmalı. Kim ister ki kendi dünyasından kaçıp herkesin sürekli olarak geğirdiği bir fantezi dünyasına gitmeyi ya da el şakası yapmanın doğal yaşamın bir parçası sayıldığı bir fantezi dünyasına gitsek biraz sıkıntı çıkardı doğrusu. Neyse… Zaman Hırsızı benim gittiğime kesinlikle değdiği bir fantezi, hayal dünyasında geçiyor. Seninle tanıştığıma memnun oldum Diskdünya. TÜYAP’da bana bu kitabı öneren tatlı çocuk sana da teşekkür ederim. Zaman Hırsızı kesinlikle hem mizah hem de fantastik ögeler açısından doyurucu bir kitaptı. Yazarımız Terry, British mizahı dediğimiz eğlence anlayışını fazlasıyla zorlamış. Düşünün dünyanın sonu gelmiş ve cephanemiz çikolata ağırlıklı. Ama Diskdünya’da böyle garipliklerle karşılaşmak okudukça alışacağım bir durum olacak belli ki. Üstelik ben 41 kitaptan oluşan bu Diskdünya âlemine 26. kitaptan giriş yaptım ve hiç yabancılık çekmedim. Gelelim bu kitabın konusuna… masallar konusunda ne derler bilirsiniz, çocuklar için eğlenceli yetişkinler için çoğu zaman dehşet doludur. Bu sefer de bir masaldan fırlayıp gelen cam saatin, zamanı durdurmaya karar vermiş bir oluşum (denetçiler) tarafından tekrar inşa edilmeye başlamasıyla maceranın içine giriyoruz. Bu saatin tekrar yapılması için Diskdünya’nın görüp görebileceği en yetenekli saatçi olan Jeremy’e ihtiyaç vardır. Onunla birlikte usta bir hırsız olan Lobsang ve hocası çöpçü Lu-tze, Ölüm’ün torunu Bayan Susan( kendisi resmiyetten hoşlandığı için ona böyle hitap ediyoruz arkadaşlar) da diğer ana karakterlerden. Zaman, mekan, kavramlar ve insan olmanın anlamı olmak üzere pek çok düşündürücü tespitte bulunan yazarımız sonunda tüm bu karmaşayı- ki kaos da diyebiliriz ama spoiler olmasın
Fantastik Macera
Zaman HırsızıTerry Pratchett · Delidolu Yayınları · 202215 okunma
Puan vermedi·528 syf.··
2024 5. kitabı
Yaklaşık olarak geçen sene bu zamanlarda aldığım bir kitap olan Ben, Claudius Roma İmparatorluğu tarihinin ilk üç imparatorunu, dördüncü imparator olan Claudius ağzından anlatan, değişik bir bakış açısı olan bir eser. Size bu kitabı sıkılmadan okuyacaksınız diyemem zira ben okurken sıkıldım. Ama bu benim ruh halimle de alakalı olabilir. Başka bir zaman diliminde bu kitabı okusaydım çok beğenebilir ve daha büyük bir coşkuyla bu kitabı övebilirdim ancak dediğim gibi ben, kitabı okurken sıkıldım. Bu, kitabın çok baştan savma yazılmış olduğu anlamına gelmesin lütfen. Çünkü ciddi bir emek ve araştırma olduğu belli. Bir kere tüm o isimleri ve unvanları akılda tutmak bile başlı başına bir başarı bence. Şimdi size bu kitabı sıkılmadan okumanız için birkaç tavsiye vereceğim. Bu kitabı sıkılmadan okumak istiyorsanız öncelikle tarih seveceksiniz. Sevmeniz de yetmez az biraz Roma Tarihi bileceksiniz. Kartaca, Germenler, Galyalılar, Balkan toplulukları, Etrüskler kim bileceksiniz çünkü bu kitap size onların kim olduğunu anlatmıyor. Roma’nın onlarla olan mücadelesini anlatıyor. İkinci olarak bu kitabı kafanız rahat iken okumalısınız. Ve kesinlikle iyi bir ruh hali içerisindeyken başlamanız yerinde olacaktır. Şimdi gelelim kitabın sevdiğim kısımlarına. Kitabın iyi yazılmış bir tiyatro eseri gibi olmasını sevdim. Okurken kafamda sahneleri canlandırmak her zaman kolay oldu. Karakterler bütün kötü özellikleri ve olması gereken kibir ve hırslarıyla gayet basit bir dille aktarılmıştı. Roma’nın, Cumhuriyeti bırakıp İmparatorluğa (Tiranlık) geçmesi herkesin can attığı bir şeymiş meğerse. Zira halk için bir imparator, cumhuriyet sisteminden daha bonkör olabilir ve hanedanlar içinse sınırsız imkanlar ve kıçlarını sıcak tutacak bir taht demektir ki bu da oldukça kışkırtıcı. Ayrıca Roma’da
Modern Klasikler Serisi
Ben, ClaudiusRobert Graves · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025601 okunma
Puan vermedi·260 syf.··
2024 4. kitabı
Bakir İntiharlar kitabını konusunu okur okumaz almaya karar vermiştim ve kitaplığımda uzun süre beklemeden okunan kitaplar arasına girdiği için kendini şanslı hissetmeli. Kitabın konusu bir sene içinde aynı evin içinde yaşayan beş kız kardeşin intihar etmesi. ABD’nin sıcak ve muhafazakar eyaletlerinden birinin kasabasında yaşanan bu olay kasabanın çocuk- ergen erkeklerini derinden etkileyen bir hadise. Zira hepsi bir şekilde Lisbon kızlarına (intihar eden beş kız kardeş oluyorlar) yanık. Yanık demek biraz hafif bir tabir olur. Takıntılı bir şekilde Lisbon kızlarının peşinden ayrılmayan bir kuyruk sadık bir köpek gibiler. Hal böyle olunca bu delikanlılar, kızların intiharıyla sarsılıyorlar. Yetişkinlik hayatları boyunca tüm ilişkilerinde bir şekilde Lisbon kızlarını görüyorlar ve sonunda dayanamayıp kızların neden intihar ettiğini araştırmaya başlıyorlar. Bu araştırma klasik olayın ardındaki sır perdesini aralamak değil daha çok okuyucuya intihar sürecinden bahsetmek. Çünkü gerçekte kimse Lisbon kızlarının neden intihar ettiğini bilmiyor. Herkes bir teori ya da safsata ortaya atıyor ancak kasabanın sakinleri de kesin bir şey söyleyemiyor. Evet, kitap bundan ibaretti Sevgili Meyus Okur. Bir grup –bana kalırsa sapık- ergenin saplantılı aşklarını kurtarmak uğruna giriştikleri olaylar silsilesi. Sanırım bu aralar bende bir sıkıntı var çünkü okurken çok sıkılıyorum. Bu kitabı okurken de sıkıldım. Kitap bana kalırsa iç karartıcı bir hikayeydi. Gizem ve çekicilik yoktu. Belki aşırı gerçekçiliği beni darlamış olabilir. Hoşuma giden yanı hikayenin bakış açısının asla değişmemiş olması. Hikayeyi anlatan grup –evet tek bir kişi değillerdi hep “biz” olarak anlatmış yazarımız- evet hikayeyi anlatan grup hep dışarıda olayları izleyen taraftı ve Lisbon kızları ise içeride olayları
Roman
Bakir İntiharlarJeffrey Eugenides · Domingo Yayınları · 20161,421 okunma
6/10
·576 syf.··
2024 3. kitabı
Yapmam, hoşlanmam dediğim her şeyi yaptığım günlerden birinde olup herkesin ölüp bittiği o seri olan Twisted serisi’nden Çarpık Yalanlar’ı almaya karar verdim. Dört kitap arasından bu kitabı seçmemin sebebi tamamen başlangıcının daha cazip gelmesinden kaynaklıydı. Eleştiriye geçmeden önce söylemeliyim ki sosyal medya ve bununla beraber, stalklama, birine karşı saplantılı davranışlar sergileme giderek artmaktadır. Rahatsız edici noktaya geldiğinde şikayette bulununca da, paylaşmasaydın diye kurbanın suçlama olayına değinmesini sevdim. Kurbanın suçlanması elbette insanlık tarihi boyunca gördüğümüz bir olgu. Özelliklede kurban kadınsa. Stella Alonso, ailesindeki herkesin eskilerin tabiriyle “gerçek” bir işe sahip olduğu kendisinin ise moda ve sosyal medya ile ilgilenmesinden dolayı dışlanmış hissettiği bir aileye mensuptur. Dergide çalışıp, kazandığı parayla dadısının bakım masraflarını karşılayıp aynı zamanda hayatını idame ettirmekteydi. Ta ki kovulana kadar. Ayrıca hedefleri arasında bir milyon takipçiye ulaşıp daha iyi marka anlaşmaları yapmak vardır. Etrafındakilerin tavsiyesine uyar ve sosyal medyasında daha fazla etkileşim için sevgili yapmaya karar verir. Korkunç geçen randevuların ardında, barda otururken, üst kat komşusu ve ev sahibi olan Christian ile sahte sevgili olmaya karar verirler. Stella ona etkinliklerde eşlik edecektir, o da Stella’nın kendisi ile beraber birkaç fotoğraf paylaşmasına izin verecektir. Ters gidebilecek hiçbir şey yoktur. Ta ki sessizliğe bürünen sapığı, geçen 2 yılın ardından tekrar hayatına çökene kadar. Christian, izah edemediği şekilde Stella’ya takıntılıdır. Kızın varlığı hem sinirini bozar hem de gözünü ondan ayıramaz. En güvenli binaların birinde, kendi binasındaki bir daireye gizlice girilmesi sinirlerini bozarken, Stella’yı
Aşk - Edebiyat - Roman
Çarpık YalanlarAna Huang · Martı Yayınları · 20232,240 okunma
Reklam