Yapmam, hoşlanmam dediğim her şeyi yaptığım günlerden birinde olup herkesin ölüp bittiği o seri olan Twisted serisi’nden Çarpık Yalanlar’ı almaya karar verdim. Dört kitap arasından bu kitabı seçmemin sebebi tamamen başlangıcının daha cazip gelmesinden kaynaklıydı.
Eleştiriye geçmeden önce söylemeliyim ki sosyal medya ve bununla beraber, stalklama, birine karşı saplantılı davranışlar sergileme giderek artmaktadır. Rahatsız edici noktaya geldiğinde şikayette bulununca da, paylaşmasaydın diye kurbanın suçlama olayına değinmesini sevdim. Kurbanın suçlanması elbette insanlık tarihi boyunca gördüğümüz bir olgu. Özelliklede kurban kadınsa.
Stella Alonso, ailesindeki herkesin eskilerin tabiriyle “gerçek” bir işe sahip olduğu kendisinin ise moda ve sosyal medya ile ilgilenmesinden dolayı dışlanmış hissettiği bir aileye mensuptur. Dergide çalışıp, kazandığı parayla dadısının bakım masraflarını karşılayıp aynı zamanda hayatını idame ettirmekteydi. Ta ki kovulana kadar. Ayrıca hedefleri arasında bir milyon takipçiye ulaşıp daha iyi marka anlaşmaları yapmak vardır.
Etrafındakilerin tavsiyesine uyar ve sosyal medyasında daha fazla etkileşim için sevgili yapmaya karar verir. Korkunç geçen randevuların ardında, barda otururken, üst kat komşusu ve ev sahibi olan Christian ile sahte sevgili olmaya karar verirler.
Stella ona etkinliklerde eşlik edecektir, o da Stella’nın kendisi ile beraber birkaç fotoğraf paylaşmasına izin verecektir. Ters gidebilecek hiçbir şey yoktur. Ta ki sessizliğe bürünen sapığı, geçen 2 yılın ardından tekrar hayatına çökene kadar.
Christian, izah edemediği şekilde Stella’ya takıntılıdır. Kızın varlığı hem sinirini bozar hem de gözünü ondan ayıramaz. En güvenli binaların birinde, kendi binasındaki bir daireye gizlice girilmesi sinirlerini bozarken, Stella’yı