Merve

9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
Kız Natamam Bir Şeydir, Eimear McBride’in kaleminde yalnızca bir roman değil; parçalanmış bir bilincin, dili de parçalayarak kendine alan açma çabası. Bu metni okumak, alıştığımız anlatı konforunu bilinçli bir şekilde terk etmek demek. Cümleler yarım, düşünceler kesik, duygu ise bütün ağırlığıyla orada. Anlattığı şeyler kolay değil, çocuklukta maruz kalınan istismar, bedenle kurulan kırılgan ilişki, köksüzlük, yas ve sarsıntı. Ama asıl sarsıcı olan, bunların otobiyografik bir yerden beslenmesi ve elbette nasıl anlatıldığı. Bilinç akışı burada bir teknikten çok bir zorunluluk gibi duruyor, sanki başka türlü anlatılsa eksik kalacakmış hissi bırakıyor. Okurken defalarca nefes alma ihtiyacı hissettim. Bu metin okurunu rahat bırakmıyor, aksine sürekli sıkıştırıyor. Ama tam da bu yüzden sahici. Çünkü bazı hikâyeler pürüzsüz anlatıldığında değil, yara gibi anlatıldığında gerçek olur, tıpkı bu kitaptaki gibi. Son sayfayı çevirdiğimde geriye şu kaldı: Bu kitabı ben mi okudum, yoksa o mu beni tüketti? Belki de ikisi aynı anda oldu. Ve garip bir şekilde buna değdi. Çok sevdim.
İnceleme
Kız Natamam Bir ŞeydirEimear McBride · Can Yayınları · 201779 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Merve

, bir kitap okudu
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 00:00
·
2026 38. kitabı
Eimear McBride
6.2/10 · 79 okunma
5/10
·336 syf.··
2026 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 21:06
Beden, David Szalay’ın okuru mesafede tutmayı tercih ettiği bir hayat anlatısı. Ve evet, Booker Prize 2025 sahibi olması beklentiyi ister istemez yukarı çekiyor. Roman, Istvan’ın ergenliğinden yaşlılığına uzanan bir ömrü parça parça önümüze koyuyor. Farklı dönemlerde, farklı şehirlerde, çoğu zaman sert ve sarsıcı olayların ortasında görüyoruz onu. Ama görmek fiili burada biraz yanıltıcı. Çünkü Istvan’ı gerçekten tanımıyoruz. Başına çok şey geliyor, ama o bu olanların hiçbirine gerçekten dahil olmuyor. Benim için mesele tam da burada başlıyor. Diyaloglar tuhaf derecede yapay, karakterin donukluğu ise neredeyse rahatsız edici bir seviyede. Istvan’ın zihnine dair tek bir kırıntı yok. Bir insanın hayatı bu kadar kendi dışından nasıl yaşanır, bunu okuyup duruyoruz. Seçimleri yok, tepkileri yok, sesi yok. Ve yine de… kitap akıyor. Hem de su gibi. Sayfalar fark edilmeden çevriliyor. Belki de en sinir bozucu tarafı bu: Bu kadar mesafeli bir metni bu kadar sürükleyici kılabilmek. Sonuç olarak, ne yazarın kalemini ne de kurguladığı hikayeyi benimseyebildim. Benim için büyük bir hayal kırıklığıydı.
İnceleme
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026270 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 00:00
17 Haziran, Alex Schulman’ın okuruyla kurduğu o tanıdık, hafif hüzünlü bağın yeni bir halkası gibi. Onu okumak bende tuhaf bir eve dönme hissi yaratıyor. Sanki ne anlatacağını az çok biliyorum ama yine de o yolu onunla yürümek istiyorum. Başkarakterimiz Vidar, deposundaki kutuları karıştırırken eski bir telefon defteri bulur ve artık var olmayan yazlık evlerinin numarasını çevirir. Telefon açılır, hem de yıllar önce ölmüş babası tarafından. İlk başta bu durumu anlamlandıramasa da Vidar için bu, çocukluğuna açılan bir kapıya dönüşür. Kısa sürede yalnızca bir hatırlama olmaktan çıkar, neredeyse bir soruşturmaya evrilir. Yazar metni öyle bir hızla akıtıyor ki kendimizi bir aile travmasının izini sürerken buluyoruz. Şimdiyle geçmiş arasındaki o geçirgenlik, Schulman’ın alametifarikası ve burada da başrolde. Ama her şey kusursuz değil. Metin boyunca ipuçlarının cimrice dağıtılıp son sayfalarda aceleyle toparlanması tadımı biraz kaçırdı. Bölüm geçişleri de yer yer ilk roman acemiliği hissi veriyor açıkçası. Yine de bu kusurlar okuma keyfimi gölgelemedi. Yazarla her buluşma ayrı bir deneyim. Kendisi yazdıkça ben de okumaya devam edeceğim.
İnceleme
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026701 okunma