Kız Natamam Bir Şeydir, Eimear McBride’in kaleminde yalnızca bir roman değil; parçalanmış bir bilincin, dili de parçalayarak kendine alan açma çabası. Bu metni okumak, alıştığımız anlatı konforunu bilinçli bir şekilde terk etmek demek. Cümleler yarım, düşünceler kesik, duygu ise bütün ağırlığıyla orada.
Anlattığı şeyler kolay değil, çocuklukta maruz kalınan istismar, bedenle kurulan kırılgan ilişki, köksüzlük, yas ve sarsıntı. Ama asıl sarsıcı olan, bunların otobiyografik bir yerden beslenmesi ve elbette nasıl anlatıldığı. Bilinç akışı burada bir teknikten çok bir zorunluluk gibi duruyor, sanki başka türlü anlatılsa eksik kalacakmış hissi bırakıyor.
Okurken defalarca nefes alma ihtiyacı hissettim. Bu metin okurunu rahat bırakmıyor, aksine sürekli sıkıştırıyor. Ama tam da bu yüzden sahici. Çünkü bazı hikâyeler pürüzsüz anlatıldığında değil, yara gibi anlatıldığında gerçek olur, tıpkı bu kitaptaki gibi.
Son sayfayı çevirdiğimde geriye şu kaldı: Bu kitabı ben mi okudum, yoksa o mu beni tüketti? Belki de ikisi aynı anda oldu. Ve garip bir şekilde buna değdi. Çok sevdim.