Gökhan Kirazlı

Gökhan Kirazlı
@Mhmtkrz
Ayık ol adam desinler..
İnsaat Tekniker
Önlisans
Ordu
Ordu, 8 Ağustos
2 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Doğruyu Söyleme | Yıldız Kenter
Doğruyu Söyleme | Yıldız Kenter Bilmezdim ben seni sevmeden önce, Sevmenin bu kadar zor olduğunu Sensiz ateşlerim bir lahzada buz, Seninle buzların kor olduğunu İnsan aşk uğruna Yola düşünce köprüden geçermiş o kıldan ince… Duyar inanmazdım Başa gelince anladım köprünün var olduğunu Falıma baktılar ayrılık varmış Sevgiler tükenmiş selamlar kalmış Duydum bana sevgin dünya kadarmış Anladım dünyanın dar olduğunu Gel yalanlar söyle, seni sevdim de Gidiyor olsan da sana geldim de Doğruyu söyleme günün birinde, söyleme ellere yar olduğunu… youtube.com/watch?v=mTMB4fd...
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İşte böyledir dünya; oyuncunun ruhu vardır, ama ruhun vicdanı pek yoktur. O hep, en çok inandığı şeye inanır. Yani kendine!"
Sayfa 48 - Panama·Kitabı okudu
"Yüreğimizi neden dinlemeliyiz?" diye sordu, mola verdikleri akşam. "Çünkü yüreğin neredeyse hazinen de oradadır."
Kütahya'da öğrenciyiz. İlk senemiz. Tonton, "nur yüz" olarak ifade edilen parlak, pürüzsüz bir yüzü olan bir deyzemizin evine kiracı olarak girdik. Beş buçuk ay kadar kiracı olarak kaldık evinde. Bu deyzemiz börek, gözleme, kurabiye yapar bize getirirdi, evde pişirdiği yemeğinden bir tabak da muhakkak bize getirirdi, evle ilgili teknik sorunlarla ilgilenirdi falan. Biz kendi aramızda derdik "ooo ne halden anlayan yardım sever deyze, dünya bu deyzemizin hatrına dönüyor" falan. Biz de deyzemizi üzmezdik, eve arkadaşlarımızı getirmezdik gürültü patırtı yaparlar diye kirayı da hep gününde öderdik. Bir gün deyzemize parasal yönden bir aksaklık çıktığı için bir 15 gün sonra falan ödeyeceğimizi söyledik kirayı. Deyzemiz bizi bu sebepten dolayı evinden çıkardı. Kütahya'nın soğuğu da çetin olduğu için hastalanıp ölmeyelim diye üçümüze de ikişer tane mandalina vermişti. Bu zamanlardı, dört yıl olmuş... Ama bize hayatta asla unutmamamız gereken bir ders verdi: kimsenin iyi niyetine aldanma, kimseye güvenme!
Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan.