Benim gibi, bizim gibi ölü olduğu halde, birilerinin eli ona değdiği için bedeni son derece asil görünüyordu, tuhaf bir üzüntü ve kıskançlık hissettim.
Artık on beş yaşındaymışım gibi hissetmiyordum. Otuz beş, kırk beş gibi yaşları bile genç ve az hissettim. Altmış beş, yok hayır yetmiş beş desem bile tuhaf olmaz sanki.
Artık ben sınıfın en kısa boylu Conğde'si değildim. Dünyada en çok ablasını sevip, en çok ondan korkan Conğde değildim. İçimde tuhaf ve şiddetli bir güç belirmişti ama bu ölüm yüzünden değil, sadece dur durak bilmeyen düşünceler yüzündendi. Beni kim öldürdü ki, ablamı kim öldürdü ki ve neden öldürdü ki? Düşündükçe o yabancı güç daha da arttı.