Büyük Ekim Sosyalist Devrimi'nden hemen sonra bir grup arkadaşımla Tvorçestvo (Yaratı) edebiyat dergisini kurmuştum. Vladimir İlyiç (Lenin) dergiyi izliyor, her yazdığımızı okuyordu. Dergiyi genellikle iyi buluyordu ama bir gün bana dedi ki:
"Derginizin, işçilerin yaşamını yazması iyi bir şey, bunu bizzat işçilerin yazması daha da iyi. Ama bana söyler misin, neden Sovyet kadınıyla, köylü kadınıyla ilgili hiçbir şey koymuyorsunuz dergiye? Dönüşen bu devlette, sosyalist devlette kadın muazzam bir rol oynuyor. Tarihte ilk kez geniş toplumsal alana girmesi için kadına bir şans tanındı. Kadınlarımızın, köylerde bile, eğitime ne kadar hevesli olduğuna bakın. Çok geçmeden kadın doktorlarımız, kadın tarım uzmanlarımız, kadın bilimcilerimiz, kadın kamu yöneticilerimiz olacak. Evet, evet" diye tekrarladı, "kadınlarımız hakkında yazmalısınız. Yaşamımızı kurarken onlara dayanacağız".
Komünizm elektriklendirilmiş Sosyalizmdir,
Demişti Lenin.
Bu târife ârif oldukları için mi acep
Karışık ism-i fâil birtakım örgütlerin
Yakaladıkları yerde, şu son birkaç yıldır
Sosyalistlerin organlarına elektrik vermeleri?..