Doğanay Hızal

Doğanay Hızal
@Migonof
Kitapçı
Kocaeli Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi
Eskişehir
18 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı

Doğanay Hızal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·484 syf.·
2021 15. kitabı
Bedri Rahmi Eyüboğlu
8.4/10 · 917 okunma
Reklam
Bizde bürokratizm var. Örneğin sekreter emrediyor ve şöyle düşünüyor: "Bununla her şey bitti, her şey yoluna girdi". Oysa hattâ kararlarda bile meseleleri açıklamak gerekir. RMS gönüllü gençlik teşkilâtıdır; genç, eğer isterse üye olacak, istemezse olmayacaktır. Siz, kendisine, RMS'ye üye olduğundan dolayı manevî bir memnunluk ve gurur hissettirecek koşullar yaratmalısınız. Parti yöneticilerinin bile çoğu bunu anlamıyor. Gençlik için ise bu da gereklidir. O, çocukluk devresinden olgunluk devresine geçiş aşaması hesaplanan bir yaşta bulunmaktadır. Bu devrede gençte öyle ruhsal duyumlar ve oluşumlar vardır ki, bunlar bazı kereler kötü etki yaparlar ve mahvedici olabilirler. RMS'nin yönetim kurulu buna dikkat etmeli, bunu izlemelidir. Şöyle bir örnek ele alalım: âşık olmak yasal ve doğal bir duygudur. Fakat burada çok değişik şeyler olabilir. Aşk daima karşılıklı değildir, bazı kere ıstıraplara, heyecanlara sebep olur, genç ise bu hissi duyguların hakkından gelemez. Sıkıntı, kara sevda basar... Eğer yönetici bürokratsa örneğin, çocuk yahut kız yoldaşın baş eğmiş olduğunu görecek, fakat kulak asmayacak, yani "Bu iş onu ne ilgilendirir?". Gerçek bir yöneticinin ise, dikkatli, yoldaşça ilgi göstermesi, bu genç çocuk yahut kızla konuşup onları manevî bakımdan desteklemesi ve bu durumdan çıkmaları için kendilerine yardım etmeye zaman bulması gerekir. Böylelikle siz birçok gence günlük hayatlarında karşılaştıkları güçlüklerin içinden çıkmalarına ve düzenli gelişmelerine yardım edeceksiniz. Örgütte olan erkek ve kız yoldaşlara karşı kayıtsız değil, dikkatli ilişki ve ilgi göstermek gerekir. Bunlar insan kaynağıdır, partinin ve RMS'nin kaynağıdır. RMS gibi kitlevî bir örgütte sağlam olmayan elemanlar da vardır. Bunlar kızların güvenlerini sömürmektedirler. Buna benzer içeriği
Sayfa 145·Kitabı okudu
Siyaset & Politika
ilk türkü
şurdan çakıl yalıdan boz dumanlar içinde bir delikanlı gider çın kesilmiş erkende şurdan çakal bıyıklı nasıl bükmüş boynunu kor acılar içinde yana yakıla gider tan ışığında yalı takmış bilezikleri incecik incecikten ayça gelintelleri hiç de oralı olmaz dalmış gider kendince uçurtur ak yolundan boncuk güvercinleri delikanlıcık gider boynu bükük acıdan ah sora sora gider bu acılar da neden delikanlıcık gider ekşi erik ayında neden diye sorar da ekşi kiraz ayında
Sayfa 23·Kitabı okudu
Şiir
Özgür Topyıldız'ın kitabına Attilâ İlhan'dan yaptığı alıntı:
On altı takımlık 1. Ulusal Lig'de on bir Anadolu takımı görebilmek ne demek? Bir mucize. Siz ilk 'milli küme' deneyine yalnız İstanbul, İzmir ve Ankara takımlarının katıldığını bilir misiniz? Onun için Orhan Şeref Apak, Ulusal Lig kararını verdiği zaman en çok sevinenlerden birisi olmuşumdur, daha eskilerden bilirdim ki, Karadeniz kıyısında iyi futbol oynayacak çakı gibi çocuklar yetişmektedir, Eskişehir'de ve Adana'da oynanan futbol hiç de üç büyük şehrimizde oynanandan aşağı kalmaz, ne var ki, onlara hoparlörlük edecek bir basın bulamazsın, başarıları kaynar gider. Gegiç, o ünlü Eskişehirspor'u yarattığı zaman günün birinde Türkiye Kupası'nın da, Lig Şampiyonluğu'nun da Anadolu'ya geçeceğini kestirmek olasıydı artık...
Spor