Oysa şimdilerde insanlar öz benliklerinden korkuyorlar. Görevlerin en yücesini, yani kişinin kendi öz benliğine olan görevini unutmuşlar. Hayırseverlikleri ne diyecek yok. Açları doyuruyor, dilencileri giydiriyorlar. Gel gör ki kendi ruhları aç, çıplak.
Daha sonra içime kapandım, sevinçsiz, hareketsiz bir hayat yaşamaya başladım. İçime öylesine gömüldüm ki, kalbimi donduran soğuğu bile hissetmiyordum. Nasıl olsa benim için güneşin doğmayacağını biliyordum! Ama halimden yakınmak aklımdan geçmiyordu bile...
Uzak diyarlara yelken açmış bir gemideki iki denizci gibiydiler; aynı kabini paylaşsalar da biri ranzanın alt katında yatıyordu, diğeriyse üst katında.