Mihriban Aslan

Mihriban Aslan
@Mihredebi
İnstagram : mihredebi

Mihriban Aslan

, bir kitabı okumaya başladı
Sadık Hidayet
7/10 · 36,6bin okunma
Reklam
Burası Radyo Şarampol
Puan vermedi·291 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2024 17:21
Merhaba, sindire sindire okudum ve bitti sonunda. Bitmesinden çok okurken aldığım haz bambaşkaydı. Çocukluğun yaraları, yarım bırakılmış duygular , zaman zaman dünyaya bir kapının köşesinden bakan ve baktığı zaman büyümek zorunda kalan çocuksu düşünceler, bazımızda tatlı hislerin başlangıcı olan, duvarda dans eden ışık oyunları ile bize göz kırpan hisler romanı bu kitap. Aklım hala gömülü o kitapta, gizlemenin, o tatlı kaygıların dile getirilmesinin mümkünlüğünde. Ve yazar bunu o kadar güzel yapmış ki, adeta ilmek ilmek örmüş duyguyu. Kitabı okurken anlatmış olduğu o ışık oyunlarını, küçük heyecanları yaşadım da yaşadım. Aşkları, mekanları nasıl da hayattın içinden, nasıl da sinemasal. O arada verilen şarkılarla birlikte okumak ise yeşertti kitabı, yaşam dolu bir okuma oldu. Gün ışığı vurmuş, şıkır şıkır, taşların üstünden kaya kaya akan berraklıkta bir anlatımı var Şükran ablanın. Okursanız atarsınız muhakkak :) Kitabın sevdiğim bir fotoğrafı ve kitapta geçen şarkılardan sevdiğim bir şarkıyla paylaşıyorum. Altını çizdiklerimden de şuraya bırakıyorum :) "Bu yeni dünyada bütün renkler bir yağmur ertesi berraklığında parlıyordu." " Çalan teneffüs zili ile birlikte ellerimizin sızısı yavaş yavaş kaybolurken, biz her gün, tekrar tekrar, yenilmeyi öğretilen ruhlarımızı birbirimizden saklamaya, bize kaybedeceğimizi şimdiden söyledikleri bir hayata alışmaya çalışıyorduk. " " Işık mutfağa, tıpkı okuldan döndüğüm saatlerde Şarampol 'deki evimize düştüğü gibi düşüyordu. "
Edebiyat & Roman
Burası Radyo ŞarampolŞükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20201,264 okunma

Mihriban Aslan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·291 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Şükran Yiğit
8/10 · 1.264 okunma
Kuru Kız
Puan vermedi
Öyle bir hayat ki, en başında yaşanması gereken duygular, yaşamın diğer evrelerine emenet edilmiş. Öyle bir toplum ki, tam düzenin istediği türden ;insan ruhunu silikleştiren. Bireyi sıkıştıran, öteleyen ve kusan. Öyle ki zaten postmoderleşmeye çalıştırılan toplumlar yavaş yavaş, kültürden bilimden bağnazlıkla uzaklaştırılarak, kirli insani ilişkilerin kokuşarak yayıldığı bir hastalığa dönüşür. Ve nüfuz edemediğini de kirletmek ister. Tam burada bunalan, ama çıkış yolunun var olduğunu bilen, ümitli bir birey var ise eğer - çünkü hayat mücadeleye değer. Çünkü mücadelenin nereden yeşereceği belli olmaz. - işte buradan yeni ufuklara yol alınabilir. Sevgi ve insan olamaya dair tüm unsurlar başka bir yerde de var edilebilir. Ve geride kalanlar da er ya da geç değiştirilebilir. Değişecektir. Şu açıdan da bakacak olursak : eserde bir çok psikolojik betimlemelere yer verilmiş. O kadar güzel noktalara değinilmiş ki, insanın karanlıklaştıran yanlarına bir ayna adeta. Ben insanın bu karanlık yanlarını rutubetli bir duvara benzetirim hep. Sürekli nem alır, kokar ve küflenir. Bu rutubeti yaratan güruh, bir fiskeyle bu duvarın devrilmesini isteyen düzendir. Aslında o toplumun sadece fiziki olarak ötelediği Kuru Kız, rutubet almamış kuru kalmayı başarabilmiş bir duvardır benim gözümde. Yaşasın kuru kızlar.
Edebiyat & Roman
Kuru KızAyfer Tunç · Can Yayınları · 20237,9bin okunma
Benim tercihim bir konuda yazacaksan açıklıktan yanadır. Gözünün içine bakmaktır zalimin. Gülün göbeğine, güzelin yüzüne, ırmağın dibine bakmaktır.
Edebiyat
Reklam