Mijdar

Mijdar
@Mijdar_
ÖĞRENCİ
1 Ağustos
5 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Onlara göre yapacağı en doğru hareket bir iş bulmaktı. Bu onların ilk ve son arzularıydı. Bütün fikirlerinin temelini bu düşünce oluşturuyordu. İş bul! İşe git! Zavallı aptal köleler! diye düşündü kızkardeşi konuşurken. Dünya'nın güçlülere ait olması boşuna değildi. Köleler, köleliklerinin altında eziliyorlardı. İş önünde yerlere kadar eğildikleri ve taptıkları altın bir fetişti.
Sayfa 424·Kitabı okudu
Reklam
Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan Beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz Çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim Yürüsem rahmet boşanacak. Ve sana bir karşılık vereceğim. Sana bir karşılık vereceğim Toprağı deşen boğuk sesimle Sana bir karşılık vereceğim Amansız kum fırtınası altında Sana bir karşılık vereceğim Birbiri üstüne yığılırken günler Ey taşan suların imkânı Ey taşan suların bekareti Sana bir karşılık vereceğim İsmet Özel/ yaşamak umrumdadır
Deniz durgun ve derin Kucağına aldığı her şey uykuda Tek bir adım ve her şey bitecek Bir atılış, bir kabarcık ve sonsuzluk.
... Ona göre, kendisinin kendi hesabına çiğneyip ötesine geçtiği kilise, bütün insanlar için gerekli, en yüksek bir kurum idi. Gerçekte kendisi bir şeye inanmaz, iman etmez, bu halinden memnun yaşar, fakat halkın da kendisi gibi oluvermesinden ödü kopar ve hayatta halkı böyle bir felakete düşmekten korumayı en kutsal bir görev görürdü. O korumakla görevli bulunduğu dini, içinden, mesela bir tavuk meraklısının tavuklarına solucan, pislik sağlamasına benzetirdi. Solucan pis, pislik pistir, fakat mademki, tavukları onu seviyor, ona kıymet veriyor, tavuk meraklısı bunlara en yüksek fiyatı vermelidir. O da öylece kiliseyi başkaları için koruyacaktı. Bunun günahı, o pisliği sevenlere inananlaraydı. O düşünmüyordu ki, halk boş inananlardan hoşlanıyormuş gibi geliyorsa, bağlı kalıyorsa, bu onun gibi az çok bilgili olanların bütün bu aldıkları kuvveti, halkı karanlık hayatında kökleştirmek, onu tarafından örtmek, kapamak; nefes almasına, gözünü açmasına imkân bırakmamak cinayetinden ileri gelmektedir.
Sayfa 281 - OLIYMPIA YAYINLARI·Kitabı okudu
Arkamızdan, "Nastenka, Nastenka! Bu sensin!" diye bir ses işittim ve tam o anda genç adam bize doğru birkaç adım yaklaştı. Aman Tanrım, nasıl da çığlık attı! Nasıl da canlandı! Kendini benim kollarımdan kurtarıp nasıl da aceleyle onun kollarına koşturdu! Durdum ve perişan bir halde onları seyrettim.
Reklam