Milo

9/10
·646 syf.··
Beğendi
·
2022 50. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2022 21:52
"Kudüs'te pek çok şey olmuştu. Kent mahvedildi, yeniden kuruldu, tekrar mahvedildi ve tekrar kuruldu. Birbiri ardından fatihler geldi, bir süre hüküm sürdüler, arkalarında bir takım surlar ve burçlar, taş üstünde bazı çatlaklar, bir dizi kırık çanak çömlek ve belgeler bırakıp ortadan kayboldular. Tıpkı yamaçlardan aşağı kaybolan sabah sisi gibi." Amos Oz ailesiyle beraber İsrail'in ilk sakinlerinden hatta kendisi için ülkesinin ilk yazarlarından desek pek yanlış olmaz, kendisi Kudüs doğumlu ve çocukluğunun ilk anlarından itibaren içine doğduğu ve kendisine ait küçük dünyanın hikayesini anlatıyor, yeri geliyor 100 yıl öncesine Doğu Avrupa'nın politik karmaşası içinde Yahudi nefretini gösteriyor, yeri geliyor 100 yıl sonrasında Vadedilmiş Topraklar'da Yahudi olmayan herkesin kurulacak devletin karşısında mum olmasını arzulayan büyükbabasının barış anlayışını irdeliyor. Bir halkın, bir aile ve bir ülkenin bireyin benliğinden ne kadar noksan bir parçası olabildiği hatta kaderinin bile o noksan parça ekseninde çizildiğinin burukluğunu dökmüş gözler önüne. İsrail nasıl ve neden kuruldu? Yahudi halkının tarihinde 2. Dünya savaşı ve Nazi zulmü öncesinden ve sonrasında başlarına neler geldi? Politik ve siyasi yaşamıyla beraber sosyo-kültürel yaşamları nasıldı? Peki ya Filistin'in bu hikayede yeri ne? Çok ama çok beğendim, neredeyse bir aya yayarak okudum ama bu yıl içerisinde okuduğum en iyi eserlerden biri, yazarın eser boyunca söz ettiği Michael ile Hannah isimli eserini özellikle merak ediyorum.
1000Kitap
Aşk ve KaranlıkAmos Oz · Doğan Kitap · 200647 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 46. kitabı
Sistemi yıkacak olan sarılsın baltasına, fakat baltanın sapı da ağaçtan ya..? Bu eser için böyle bir giriş yapmak klişe ama bazen klişeler gerçeğin anlatımı olabiliyor. Katil gözüne kestirdiği baltayla tabiri caizse durduk yere bütün ailesini katleder ama bunu neden yaptığını bir türlü açıklayamaz, Max Frisch okuduğu bu haberle bu eseri yaratır. Bir bankanın veznedarı işi gereği rutinini muntazam yerine getirirken aynı bankanın bekçisi tarafından katledilir. Bürokratlar bu durumu inceleyedursun savcı sistemin gücüyle karşı karşıya kalır. Eseri çok beğendim, okuduğum en iyi tiyatro oyunlarından biri.
1000Kitap
Kont ÖderlandMax Frisch · Can Yayınları · 2019229 okunma
8/10
·361 syf.··
Beğendi
·
2022 45. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2022 15:31
Kendine Tapan Kadın Türk edebiyatının en nadide eserlerinden bence, Suaf Derviş gerçekten çok güçlü bir yazar. İnsan ilişkilerine dair bir hayli sade fakat bir o kadar derin, bir insanın bir başka insana karşı duyabileceği hislerin gerçekliği ya da böyle bir şeyin mümkün olup olmadığı, sınıf farkları ve her şeyden önce birey kimliğinin sorgusunu adeta eski bir filmden kesitmiş gibi anlatmış yazar. Etyemezli Sara küçük bir memur ailesinin yoksul kızı fakat kendi bildiği günden beri hayatın nimetlerinin en parlak noktasına gelip her şeye sahip olmak istiyor, bunun için elinden geleni yapıp gözünü karartmaktan çekinmiyor. Nazan kırık ve karşılıksız bir tutkunun peşinde savruluyor, bir şeylerin kırılmasını ve değişmesini bekliyor içten içe. Koca bir boşluğun içinde anlamsızlığa ve öylesine yaşamaya tutunmuş, kendi koyduğu çizgilerin içinde hayatı arzusuna göre sürdüren Vahdet. Gencecik bir fidanken kendi dalını kendi eliyle kıran, umutsuz bir umudu taşıyan fakat yine değişimin kendisi olan Demir.
1000Kitap
Kendine Tapan KadınSuat Derviş · İthaki Yayınları · 2018441 okunma
8/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2022 36. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2022 12:28
"Madam Rosa yaşamın çok güzel olabileceğini söyler, ama henüz tümüyle keşfedilmiş bir şey değildir o, şimdilik de ne yapalım, yuvarlanıp gitmek gerekir." Onca Yoksulluk Varken kendi olmaktan bıkan bir yazarın ikinci kitabı, Fransa'nın varoşlarında, şehrin sadece varsıl seçilmişlerinin görmeye layık olduğu zengin aşıklar ülkesinin dibindeyiz. Seks işçiliği yapan onlarca kadının yasak olmasına rağmen dünyaya getirdiği çocuklar Madam Rosa gibi kişilerin himayesine bırakılır. Momo o çocuklardan biridir, kaldığı evde Madam Rosa'nın parlak günlerinden kalma anıları her gün güneş doğar gibi yaşarken Momo o anıların tek şahidi olur, bulundukları yoksul yoksunluk her şeye rağmen hayattan kopmalarına engel olur. Küçük Momo'nun gözünden ilk içinde olduğu toplumu, bireyi, ülkesini ve koca dünyayı görüyoruz, sanki bu küçük çocuk elindeki dürbünü her bir sayfasında size uzatıyor ama itiraf etmek gerekirse eseri çok iyi bir dönemde ve uzun sürede okuduğum için pek etkili olmadı benim için, yeniden okuyacağım eserlerden biri, yazarın bir de elimde Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı eserini okumak istiyorum.
1000Kitap
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma
Kudüs'te pek çok şey olmuştu. Kent mahvedildi, yeniden kuruldu, tekrar mahvedildi ve tekrar kuruldu. Birbiri ardından fatihler geldi, bir süre hüküm sürdüler, arkalarında bir takım surlar ve burçlar, taş üstünde bazı çatlaklar, bir dizi kırık çanak çömlek ve belgeler bırakıp ortadan kayboldular. Tıpkı yamaçlardan aşağı kaybolan sabah sisi gibi.
1000Kitap