Senin yarım bir dünyada yaşadığını söyleyeceğim, çürümüş gün yıkımına benzer ısırılmış portakalların mikroskopik mekanında, burada gecenin olgun meyvesine boğum boğum eklenmiş rüzgarın, ne yöne eserse essin, besleyemediğini ve bütünleştiremediğini seni.
İnsan çok çalışmaktan değil, kötü şeyler düşünmekten yıpranırdı. Kötü düşünceler insanı içten içe kemirir, bütün gücünü tüketirdi. Ne yapıp edip yaşamanın bir yolunu bulmak, kısacası, yaşamak gerekirdi. Ötesi kendiliğinden gelirdi. "Ötesi" dediğimiz iyi bir şeyler varsa eğer.