Rabia Nur

Rabia Nur
Bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır.
"Susmanın suça iştirak olduğunu bilecek kadar aklım başımda." İsmet Özel RefahtaSoykırımYaşanıyor
Filistin
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Anneye...
9/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2024 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 23:55
En zoru yazar kimliğinden sıyrılmadan evlat kimliği ile anneyi yazmak sanırım. Hem de kaybedilen bir anneyi... Kitabı okumaya başlamadan önce birkaç yerde ufak tefek yorumlara denk gelmiştim fakat bir metnin beni bu kadar etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim. Annie Ernaux objektif olmayı bırakmadan fakat duygularından da saklanmadan yazabilmeyi başarmış. Annesi ile ilgili yazmak konusunda ise şunu söylüyor: '..ben onun hakkında yazmıyorum, daha çok onun yaşadığı bir zamanda, bir yerlerde onunla birlikteymişim izlenimi var bende.' Gözlem yeteneğini geçmişine dayalı kullanmak ve bunu kendi duygularından ele almak aynı zamanda annesi ile olan ilişkisini en baştan sorgulamak gibi bir şey. Anne karakter olarak çok güçlü , her daim öğrenmeye açık, ne kadar sığ bir ortamda olursa olsun kendini geliştirmek için çaba gösteren dominant bir kadın. Yazarın annesiyle geçmişe dair yaşadığı bazı sorunlu ilişkileri yeniden gözden geçirmesi ve bunu yaparken cesur bir şekilde ölmüş olsa bile annesine karşı o zamanda hissetiklerini keskin bir şekilde dile getirmesi çok taktir edilesi. Yas tutmak için bile öncesinde bir kabullenme aşamasına ihtiyacı olur insanın. Peki böyle bir eseri meydana getiren yazarın bu metni her eline aldığında en baştan yaşayacağı acıları biz okurlar ne kadar hissedebiliriz. Bir de annesi ile ilişkileri aynı olmayan okurlar? Fakat öyle bir dille temas etmiş ki bu sorgulama haline, kim olursa olsun ve kiminle olursa olsun kendinden birçok şey bulacağına eminim herkesin. Tür olarak bu kitaba bir otobiyografi veya novella diyemeyiz belki. Fakat yazar son sayfada şöyle diyor: 'Elbette, bu kitap ne bir yaşamöyküsü ne de bir roman, belki edebiyat, sosyoloji ve tarih arasında bir şey. Baskıcı bir çevrede doğan ve bu çevreden çıkmak isteyen annemin tarihin bir parçası
Edebiyat
Bir KadınAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20233,895 okunma
Bir okulda deprem tatbikatı yapılacakmış. Okul müdürü yıllardır tatbikat yaptığı için sıkılmış olsa gerek farklı bir şey denemeye karar vermiş. Toplamış öğretmenleri ve "Yıllardır aynı şeyi yapıyoruz. Bu sefer sirenleri çocuklar teneffüsteyken çalalım, bakalım ne olacak?" demiş. 🙂🕊️ Birkaç öğretmen bu fikre itiraz etmiş ama müdür kararlıymış. Gerçekten de yüzlerce çocuk teneffüste bahçede neşeyle oynarken sirenleri çalmışlar. Çocuklar sireni duyar duymaz koşturarak okula girmişler. Ne olduğunu anlayamayan öğretmenler de çocukların peşinden koşup okula girmiş. Sınıflara çıktıklarında, öğrencileri yaşam üçgeni oluşturmak için sıraların yanına çömelmiş halde bulmuşlar. Sirenler susunca da daha önce yaptıkları gibi hep birlikte yine bahçedeki toplanma alanına doğru koşturmuşlar. Galiba çocuklara düşünmek haricinde her şeyi öğretmişiz. Müfredat yetiştirme derdine düşüp insan yetiştirmeyi unutmuşuz. Artık öğretmeyi bırakalım da, biraz düşünsünler. Yarın okullar açılıyor. Sizce de artık ezberci eğitim anlayışını bir kenara bırakıp, çocuklara düşünerek öğrenmeyi öğretmenin zamanı gelmedi mi? #alıntı
Eğitim
"Kaybedenler"i buraya alalım! Hayata bakış açınız değişecek!
9/10
·282 syf.··
2022 99. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 06:48
"Keşke" diyen biriyseniz, Hayatın dönüm noktalarında hata yaptığınızı düşünüyorsanız, Pişmanlıklarla doluysanız işte sizin için biçilmiş bir kaftan: Gece Yarısı Kütüphanesi Esere dair daha önce olumlu, olumsuz birçok eleştiri aldım. Ama ben kimi eserlerin insan seçtiğine inananlardanım. Şimdi eser bitti ve kendi kendime kurduğum ilk cümle ne oldu biliyor musunuz: İyi ki şu anki hayatımı yaşıyorum... Evet bambaşka bir hayatım olabilirdi. Daha zengin olduğum, Daha popüler olduğum, Daha başarılı olduğum, Etrafımda daha fazla insanın olduğu, Yapmak istediğim her şeyi yapma imkanımın olduğu bir hayatım olabilirdi. Ama ben o hayatta şimdikinden mutlu olabilir miydim? Şunu kabul etmemiz gerek: Yaşadığımız hayat bizim! Doğrusuyla, yanlışıyla, pişmanlıklarıyla bizim hayatımız! Ve emin olun, dışarıdan ışıltılı görünen birçok hayat içine girdiğinizde o kadar parlak değil. Bunu olmak istediğiniz hayatın intihar oranlarını araştırarak deneyimleyebilirsiniz! Nora! Pişmanlıkların kadını... Veronika Ölmek İstiyor romanının, hayatının değerini kaybetmek üzereyken anlayan Veronika'sı... Hep öyle değil midir zaten! Bir şeyin değerini asıl onu kaybedince anlarsın. Beklendiği gibi gitmeyen bir hayat. Kaybediş üstüne kaybedişler. Sanki hayatın bize bir garezi vardır, diğer hayatlar yolundayken tüm sıkıntılar bizi buluyordur. Bir filmde duymuştum: "Rutine dönüşen her şey sıkıcıdır aslında. Bu yüzden komşunun bahçesindeki çimen bize hep daha yeşil gelir, her zaman." Sihirli bir kelime var ve her şeyin değerini o belirliyor: BEKLENTİ. Yaşadığınız hayat beklentinizi karşılamıyor olabilir. Bunun için bakış açınızı değiştirecek olan, çaba gösterecek olan yine sizsiniz. İçinde sevgi olmadan sahip olunan bütün hayatlar yetersiz gelecektir emin olun. İnsanlar küçük şeylerle daha mutlu. Sevdiğin zaman o küçük şeyler büyük
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma