Benden size tavsiye sahafçılardan kitap tavsiyesi isteyin. Şimdiye kadar hiç yanıltmadılar beni. Tavsiye üzerine -basımı yok diye biliyorum- alıp okuduğum kitapta yazar Günter Wallraff Almanya’nın Türkiye’den işçi talep ettiği yıllara 1983-1985 dayanmakta. Yazar iki yıl boyunca kılık değiştirerek Türklere karşı yapılan davranışları ve kötü yaşam koşullarını anlatmakta. Kitapta anlatılanın detayına inmektense bir farkındalıktan bahsetmek istiyorum. Aslında biz genel olarak Suriyelilere nasıl davrandıysak fazlasıyla Almanlar da Türklere öyle davranmış. Ucuz işçi gücü altında fazla çalışma saatleri, kötü yaşam koşulları ve muhtemelen bunların bir çoğu kaçak durumda. Ve ne yazık ki haklarını arayacakları bir durum söz konusu da değil. Okurken hem üzüldüm hem farkındalığım arttı çoğu yaptıklarımıza karşı. Yazarı tüm gerçekliğiyle kendi halkını karşısına almak durumunda da olsa yazdığı için takdir ettim. Aynı durumda biz olsak bu şekil tüm gerçekliğiyle yazar mıydık bilmiyorum. Tavsiye ederim. İyi okumalar dilerim.
En AlttakilerGünter Wallraff · Milliyet Yayınları · 1985255 okunma
Dedem işçi göçüyle Almanya’ya gidenlerden biri ve babam çocuk yaşında olmasına rağmen yapılan tüm ırkçılıkları hatırlıyor. Duvarlarda “Türkler defolsun” yazıyormuş (en basit örneği). Bundan dolayı babam, biri Suriyelilere veya başka ırklara karşı ırkçı davrandığında “Benim elin gavurundan farkım olmalı çünkü aynılarını ben yaşadım” der sürekli. Yaşayanlar bilir ırkçılığın ne olduğunu…
Bir kitabın yazara ve okura saygısı olmayan dini duygularımızı kutandan ayetlerle kendi düşüncelerini haklı çıkarmak istercesine sayfaları boyayarak kendi dışında gördüğü gerçekleri sert bir ifade
"Sevmeyi özledim biliyor musunuz? Kayıtsız şartsız bir gülüşü. Olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. 'Nerde kaldın' ayazını değil,'hoş geldin ' iyiliğini.