Uzun bir zaman önce tuhaf bir şey oldu.
Gelecekte yaşayan bir kız çocuğu doğdu.
Ona Yarın ismini koydular ve halk bu durumun nasıl olduğunu açıklayamıyordu.
Yarın çiçeklerden önce ilkbaharı karşılıyordu.
Ve kış gelmeden önce, Yarın'ın elleri üşüyordu.
Kız gelecekte yaşadığından dolayı, herkes geçmiş dönemde gi- biydi.
Kız soruları bilmeden önce cevaplarını veriyordu.
Ve öyle şeyler söylüyordu ki, hiç kimse onları hayal bile ede- mezdi.
Yarın geriye baktığında, her şey çok uzak görünüyordu.
Ve gelecekte yaşayan kadının gölgesi güneşten birkaç saat ön-
ceydi.
Yanlarında geçtiğinde yeni evler eski evler haline dönüşüyordu. Elmalar onun ellerinde oksitleniyordu.
Yarın hiçbir zaman ve şimdi burada olmazdı.
Yarın'ın öldüğü gün, insanlar geçmişte yaşamaktan kurtuldu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kraliçe arı öldüğünde işçi arılar dişi bir arıyı arı sütüyle besleyerek yeni bir kraliçe arı yaparlar. Ölüm ve ve yaşam evrende bir aradadır, iç içedir; ne ölüm bir sondur ne de yaşam yeni bir başlangıçtır. Her şey doğanın olağan akışı içinde seyrederken biz insanlar bu devinime ölüm ve yaşam deriz sadece. Ama doğanın ne haberi vardır bundan Halil Abi ne de umurundadır. Doğuma sevinip ölüme kahroluyoruz, çünkü beynimiz anı biriktirecek kadar evrildi, hafıza merkezimiz güçlendi. Yıllar, bin yıllar içinde biriktirdiğimiz her şey bize sevmeyi, nefret etmeyi, aşkı, öfkeyi, intikamı, sahip olmayı, vazgeçmeyi, iyiyi ve kötüyü öğretti. Doğanın kanunlarına karşı geldik, isyan ettik ve şimdi bunun bedelini ödüyoruz insanlık olarak...