Neden insanlar bencilliklerinden arınıp karşılarındaki insanın ne istediğini, ne hissettiğini ya da nasıl olduğunu merak etmezler? Neden en yakınlarını belli kalıplara sokmaya çalışıp, yapamadıklarında kendilerini sevmedikleri üzerine suçlama topunu ellerinde tutarak en yakın fırsatta silah gibi kullanırlar? Yaralıyoruz, yaralanıyoruz... Hayatı birbirimize çekilmez kılıyoruz. Güya derman olmak isterken hırslarımıza, hazlarımıza, kafamıza çivi gibi çaktığımız yargılarımıza yenik düşerek salt dert oluyoruz. Her yere, her şeye geç kalıyoruz fakat zamanı suçluyoruz.
Martin, hayat sadece sana böyle davranmadı. Aslında bakarsan hayat değildi bunu yapan, içinde yaşayan insanlardı. Değişmek zor, değiştirmek çok zor. Düşüncelere ve duygulara değer vermedikçe, kalıp yargılardan, böyle olması gerekiyorlardan uzaklaşmadıkça bu ruhsal, psikolojik şiddet devam edecek.